Connect with us
Örnek Resim

Kıbrıs

İçişleri Bakanı Öztürkler:Kayıtlılığın sağlanması amacıyla yeni bir sayfa açıyoruz

Published

on

İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, “Kayıtlılığın sağlanması amacıyla yeni bir sayfa açıyoruz.” dedi.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamaya gore, Öztürkler, katıldığı bir webtv programında, bakanlık olarak yürüttükleri çalışmalar ve projeler hakkında açıklamalarda bulundu.

Öztürkler, Meclis Genel Kurulundan oy birliği ile geçirilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde izinsiz olarak bulunmaları sebebiyle cezaya düşmüş yabancılara af öngören “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasası hakkında bilgi verdi.

Muhaceret Affının resmi gazetede yayınlanmasından 10 gün sonra yürürlüğe gireceğini açıklayan Öztürkler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde izinsiz olarak kalmaktan veya birçok farklı geçerli sebeple cezaya düşmüş yabancılara af öngören “Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasası’nın meclisten oy birliği ile geçtiğini, yasanın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle de 90 gün süre ile geçerli olacağını belirtti.

Muhaceret Affı konusunda geçmişten günümüze doğru bakıldığında 17 yılda toplam 10 kez muhaceret affı çıkarıldığını, bunu da doğru bulmadıklarını ifade eden Öztürkler, “her zaman, her dönem de bu affın çıkacağının düşünülmesi çok yanlıştır. Ülkede kayıtlılığın sağlanması adına yeni bir sayfa açıyoruz. Bu konuda muhalefetle de birlikte hareket ederek, son muhaceret affından faydalanan kişilerin bu aftan faydalanmamaları için ek bir madde koyduk. Af yasasının resmi gazetede yayınlanmasından 10 gün sonra yürürlüğe girecek olmasının sebebi; bir önceki aftan yararlanan 4167 kişinin muhaceret sistemleri ile Polis Muhaceret sistemi üzerinde eşleştirilmesi ve aftan yararlandırılmaması için yapılan hazırlığın tamamlanması içindir”dedi.

Muhaceret sistemlerinin de yapılandırıldığını açıklayan Öztürkler, Muhaceret Affı sonrası kendilerini kayıtlı yasal statüye getirmeyen yabancıların tespitinin kolaylıkla yapılacağını, bu konuda sıfır toleransla hareket edeceklerini, ülkede kayıt dışı yaşama arzusunda olanların ise ülkeden kesinlikle çıkartılacaklarını belirtti.

Şu an cezalı olarak yaşayanlara son bir çağrıda da bulunan Öztürkler, “bu ülkede kalınacaksa hukuka, kurallara ve yasalara saygılı, kayıtlı bir şekilde kalınacak, bunun gerçek anlamda son bir şans olduğunun bilinmesini istiyorum” dedi.

-“Muhaceret sistemleri ile ilgili en büyük projeyi yapiyoruz”

Ülkede güvenliğin ve kamu huzurun sağlanması adına ilk günden itibaren birçok çalışma yapıldığını, 1500’ün üzerinde deport edilen kişi olduğunu fakat esas amaçlananın ülkeye girişlerde kontrolün sağlanması olduğuna işaret eden Öztürkler, “Bu ülkede Muhaceret Sistemleri ile ilgili en büyük projeyi yapıyoruz. E-Vize Otomasyon sistemi ile ülkeye girişlere sıkı kontrol getirilecektir. Yakın zamanda ihalesi sonuçlanacak olan proje ile, yabancıların ülkeye girişlerinde 7 kontrol noktasından geçilerek vize verilecektir. Burada suç oranlarının yüksek olduğu ülkelerden başlanarak vize uygulamanmaya başlanacaktır”dedi.

Öztürkler, takriben bir ay sonra gibi E-Vize Otomasyon Sisteminin devreye gireceğini sistemin oturmasıyla da ülkemize yönelik “sorma gir hanı oldu” söylemlerinin de ortadan kalkacağını belirtti.

-25 Aralık’ta 18 belediye ile seçime gidiyoruz

Öztürkler, Belediyelerin Birleştirilmesine İlişkin (Özel) Yasa ile ilgili olarak ana muhalefetin Anayasa Mahkemesi’ne yapmış olduğu yürütmenin durdurulmasına ilişkin ara emir taleplerinin Anayasa Mahkemesi tarafından red edilmesini ve Yerel Seçimlerin 25 Aralık’ta 18 Belediye ile yapılmasının kesinlik kazanması konularını değerlendirdi.

Topluma hizmetin bir görev olduğunu ifade eden Öztürkler, göreve geldiklerinde Belediyeler konusunda sancılı bir süreç yaşandığını, Yerel Seçimlerin tarihinin, belediye başkanlarının, meclis üyelerinin ve muhtarlarının yetki sürelerinin aşılmasından kaynaklı sorunlarla karşılaşıldığını hatırlattı.

Öztürkler, Belediyeler Reformunun birinci ayağı olan birleştirme yasasında sıkıntıların aşılması adına çok ciddi bir süreç yaşandığını, ilk olarak mecliste temsil edilen tüm partilerden üyelerin katıldığı bir Ad-Hoc komite kurularak belediyelerin birleştirilmesi konusunda kriterlerin belirlendiğini, daha sonra meclis komitesinden geçen yasanın mecliste tartışılması sırasında muhalefetin son eleştirilerinin de bizzat kendileri tarafından dikkate alınarak birçok maddede düzenleme yapıldığını ve meclisten o şekliyle geçirildiğini ifade etti.

Ana muhalefetin Birleştirme yasası için Anayasa Mahkemesine açtığı iptal davasında yürütmesinin durdurulması yönündeki taleplerinin red edildiğini belirten Öztürkler,”Birleştirme yasası adı üstünde belediyelerimizin gerek hizmetlerin daha iyi verilmesi, gerekse de malli yapılarının güçlendirilmesi adına kapatılması değil, birleştirilmesidir. Burada Yerel Yönetimler Reformunun birinci bacağını tamamladık. Esas olan ikinci ve daha çok üzerinde durduğumuz, 51/95 Sayılı Belediyeler Değişiklik Yasasıdır. Yarım asırdan fazladır dokunulmayan, en son 2001’de resmi harç ve vergilerde düzenleme yapılan değişmesi elzem olan bir yasadır. Bu konuda da 2-3 hafta içinde 51/95 Sayılı yasayı meclisten geçireceğiz” dedi.

Öztürkler, “Bundan sonraki süreçte demokrasinin gereği olarak herkes 25 Aralık’ta 18 Belediye için yapılacak seçimlere hazırlansın, Anayasa Mahkemesinin kararı nihaidir” şeklinde konuştu.

Öztürkler, 18 Belediye ve yeni sürecin ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Bakan Taçoy’dan Dünya Kadın Hakları Günü mesajı: “Kadın devriminin önemli bir eşiği”

Published

on

By

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin, Cumhuriyet’in “kadın devriminin” önemli bir eşiği olduğunu kaydetti.

Taçoy, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Mesajında, “Bugün, kadınların hayatın her evresine katılımlarının yadsınamaz bir gereklilik olduğu gerçeğinin yıl dönümüdür” diyen Taçoy, Dünya Kadın Hakları Günü ile Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkının teslim edilmesinin yıl dönümü olduğuna dikkat çekti.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 5 Aralık tarihinin anlam ve önemini daha fazla idrak ettiklerini ve savunduklarını vurgulayan Bakan Taçoy, “Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesi Cumhuriyet’in ‘kadın devriminin’ önemli bir eşiğidir. 5 Aralık 1934’te genç Cumhuriyet’in kadın yurttaşlarına verdiği bu haklar devrim niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Büyük Atatürk’ün, halkçı ve eşitlikçi devrimlerinin bir devamı olan bu hakların, kadınların toplumsal hayata güçlü şekilde katılmasında ve Türk toplumunun çağdaşlaşmasında büyük bir aşama olduğunu belirten Taçoy, “Kadınlarımız yüce varlıklarının yanı sıra, bilgileri ve yetenekleriyle günümüze ışık tutmakta, geleceğe olan inancımızı yücelterek, umutlarımızı tazelemektedirler” dedi.

-“Siyaset alanında da kadınlara ihtiyaç çok fazla”

Her alanda olduğu gibi siyaset alanında da kadınlara ihtiyacın çok fazla olduğunu ifade eden Taçoy, şöyle devam etti:

“Kadınlarımızın seçmen olduğu kadar seçilen olarak da katılım göstermeleriyle ülkemizin demokrasi anlayışı daha da gelişecektir. Devlet yönetimine katılımları ise bizleri üst düzey bir kapasiteye taşıyacaktır.”

“Şunu asla unutmamalıyız ki, toplum olarak başarıyla çıktığımız her dönemde ve ileriye doğru attığımız adımların her evresinde kadınlarımızın katkısı büyüktür” vurgusu yapan Bakan Taçoy, şunları kaydetti:

“Onların olmadığı ya da geride durduğu hiçbir dönemde başarıya ulaşamayacağımızın bilinci içerisindeyiz. Halkımız çağdaş dünyada hak ettiği yere muhakkak ulaşacaktır ve kadınlarımızın ortaya koyacağı beceri ve üstün gayretler neticesinde olacaktır.”

Kıbrıs Türk kadınının, her zaman ve her koşulda ait olduğu topluma gurur duyacağı eserler ortaya koyduğunu ifade eden Taçoy, kadınların, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü kutlayarak, en güçlü saygı ve sevgilerini sundu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Komite’de Hukuk Dairesi, Başbakan Yardımcılığı ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçeleri onaylandı

Published

on

By

Cumhuriyet Meclisi, Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, “Hukuk Dairesi, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı” bütçelerini onayladı.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında, bugün saat 10.00’da toplanan komite, 2023 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı görüşmelerini sürdürdü.

Komite, Hukuk Dairesi (Başsavcılık) Bütçesi’ni görüştü ve Hukuk Dairesi (Başsavcılık) için öngörülen 80 milyon 777 bin 200 TL tutarındaki ödeneği 1 milyon 500 bin TL artış önerisi ile 82 milyon 277 bin 200 TL’ye yükselterek oy birliğiyle onayladı.

Hukuk Dairesi (Başsavcılık) Bütçesi’nin Komitedeki görüşmeleri esnasında Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Maliye Bakanı Alişan Şan, Başsavcı Yardımcısı Ahmet Varol ve bürokratlar da hazır bulundu.

Daha sonra Komite, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Bütçesi için öngörülen 523 milyon 581 bin TL tutarındaki ödeneği oy çokluğuyla onayladı.

Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Bütçesi’nin Komitedeki görüşmeleri esnasında Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ve bürokratlar hazır bulundu.

Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi, bugünkü oturumunu 2023 Mali Yılı Bütçesi’nde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Bütçesi için öngörülen 1 milyar 36 milyon 455 bin 200 TL tutarındaki ödeneği oy çokluğuyla onaylaması ile sonlandırdı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bütçesinin Komitedeki görüşmeleri esnasında, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve bürokratlar da hazır bulundu.

UBP Milletvekili Resmiye Eroğlu Canaltay başkanlığında toplanan komite toplantısına, CTP Milletvekili Komite Başkan Yardımcsı Fikri Toros, UBP Milletvekilleri Hüseyin Çavuş ve Hasan Küçük, CTP Milletvekili Salahi Şahiner katıldı. Komite toplantısına ayrıca UBP Milletvekili Yasemi Öztürk, CTP Milletvekilleri Devrim Barçın, Filiz Besim ve Doğuş Derya da katıldı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Tatar:Kıbrıs Türk halkının geleceğini tesis etmek, en büyük doğal kaynağımız olan toprağımızı ve tarımsal üretimimizi korumaktan geçmektedir

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 5 Aralık Dünya Toprak Günü nedeniyle mesaj yayımladı.

Cumhurbaşkanı Tatar’ın mesajı şöyle;

“Uluslararası Toprak Bilimleri Birliği tarafından, 2002’de toprağın insan sağlığı ve doğal hayatın devamı üzerindeki önemine dikkati çekmek amacıyla 5 Aralık’ın, Dünya Toprak Günü olarak kabul edilmesinin ardından Birleşmiş Milletler 68. Genel Kurulu’nda, Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) talebi doğrultusunda aynı tarih olan 5 Aralık’ın Dünya Toprak Günü olarak resmen kabul edilmesiyle birlikte biz de her sene bu önemli günde toprağın insan yaşamındaki önemine dikkati çekerek gelecek nesillere bunu aktarıyoruz.

Kısıtlı tarımsal arazilerimiz nedeniyle atılması gereken zaruri adımları ivedilikle atmaya başlamalı, yatay büyüme yerine dikey büyümeyi hızlı bir şekilde gündemimize getirmeliyiz. Dikey büyümeyi gündemimize getirirken tarıma elverişli ve verimsiz arazilerimizin tespiti, doğru ve ivedi bir yöntem olacaktır. Tarımsal anlamda kıymetli olan arazilerimize sahip çıkabilmek adına, en büyük doğal kaynağımız olan toprağımızı ve buna bağlı olarak tarımsal üretimimizi korumak, Kıbrıs Türk halkının geleceğini tesis edecektir.

5 Aralık Dünya Toprak Günü’nü kutladığımız bu günde Asrın Projesi’nin önemi bir kez daha gün yüzüne çıkmaktadır. Kıt su kaynakları ile hayatını idame ettirmeye çalışan Kıbrıs Türk halkı, Asrın Projesi’yle geleceğine ümit ile bakmakla beraber, erkenci iklime sahip ülkemizde niş tarım ürünlerinin ve ikinci hasat yapabilecek ürünlerin, gelecekte üretilme ümidi elverişli duruma gelmiştir.

Bu bağlamda Su Temin Projesi, Toros Dağları’nın suyunun Akdeniz’den boru ile geçirilerek KKTC topraklarına taşınması projesi bizim için nefes borusu olmaktadır. KKTC‘ye yılda 75 milyon m³ su ulaşacak şekilde hazırlanan projenin, Kuzey Kıbrıs’ın 50 yıl boyunca kullanma ve içme suyu ihtiyacını karşılaması öngörülmektedir. Projenin gerçekleşmesiyle ortaya çıkan farkındalıkla yerel kaynakların da korunması, halk tarafından benimsenir hale gelmiştir. Verimli topraklarımızla üretimimizi perçinlemek ve geleceğimizi emin adımlarla tasarlamak adına, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile gerçekleştirilen Su Temin Projesi, toprağımıza gösterdiğimiz bağlılığımızın ve geleceğimize sahip çıktığımızın ispatıdır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu topraklar, Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki varlığının yegâne sebebidir.”

Devamını Oku

Trending