Connect with us
Örnek Resim

Türkiye

En Başarılı Bakan Kim?

Published

on

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik birçok anket yapılırken, Asal Araştırma’dan ise farklı bir araştırma geldi. Kabinedeki en başarılı ismin sorulduğu ankette dikkat çeken sonuçlar ortaya çıktı. Temmuz ayında yapılan ankete göre ilk sırada Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yer alırken sıralamadaki diğer bakanlar ve aldıkları oy oranı dikkat çekti.

Haziran 2023’te yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimlerine yöneline yönelik birçok anket yapılırken Asal Araştırma isimli şirket bu kez cumhurbaşkanı adayı ve partileri değil, kabinede yer alan bakanlara yönelik çalışma düzenledi. Temmuz ayı içerisinde yapılan ankette katılımcılara kabinede en başarılı buldukları isim soruldu. DİKKAT ÇEKEN SONUÇLAR Yapılan ankete göre ilk sırada yüzde 14.6 ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yer aldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yüzde 12.3’le ikinci en yüksek orana sahip olurken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise yüzde 11.5 ile üçüncü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise yüzde 10.7 ile dördüncü sırada yer aldı. Katılımcılardan gelen cevaplara göre dikkat çeken ankette yüzde 1.2 oy alan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati son sırada yer aldı. İşte anketteki tüm sonuçlar:

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

TC Merkez Bankası enflasyon tahminini güncelledi

Published

on

By

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu “Enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 sonunda yüzde 60,4, 2023 sonunda yüzde 19,2 ve 2024 sonunda yüzde 8,8 seviyelerine tekabül etmektedir” dedi.

Kavcıoğlu, yılın üçüncü enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla Merkez Bankası İdare Merkezi’nde düzenlediği bilgilendirme toplantısında, orta vadeli tahminler üretilirken, başlangıç noktası olarak iktisadi görünümü esas aldıklarını söyledi.

İthalat fiyatları, gıda fiyatları, küresel büyüme ve maliye politikası gibi dışsal unsurlar için varsayımları gözden geçirdiklerini ve güncellediklerini belirten Kavcıoğlu, “Rusya-Ukrayna arasındaki gerilimin sıcak çatışma ortamına dönüşmesiyle tarihi yüksek seviyelere ulaşan emtia fiyatlarında son dönemde düşüşler gözlendi. Ayrıca Çin’deki salgın tedbirlerinin gevşetilmesi ve navlun kapasitelerinin artırılması da emtia fiyatlarındaki düşüşü destekledi. Böylece mevcut rapor döneminin başında oluşan yukarı yönlü tahmin sapması son dönemdeki olumlu gelişmelerle bir miktar telafi edildi. Petrol fiyatları üzerinde ise küresel talebe yönelik endişeler ile birlikte Rusya’ya yönelik yaptırım taahhütlerinin sürmesi, bazı enerji tesislerinin bakım ve onarımları gibi arz yönlü unsurların azalarak da olsa sürdüğü bir görünüm mevcut. Bu çerçevede, ham petrol fiyatlarına ve emtia fiyatlarının genel seviyesine ilişkin yıl ortalaması varsayımlarımızı 2022 yılı için büyük oranda korurken 2023 yılı için aşağı yönlü güncelledik. Jeopolitik riskleri, tarımsal emtia ve enerji fiyatlarındaki yüksek seviyeleri, ticaret kısıtlamalarını ve arz kısıtlarını dikkate alarak gıda fiyatlarına yönelik varsayımlarımızı 2022 ve 2023 yılları için yukarı yönlü güncelledik.” değerlendirmesinde bulundu.

Kavcıoğlu, küresel iktisadi faaliyet üzerinde, jeopolitik riskler, artan enerji maliyetleri ve olası arz sıkıntılarına dair belirsizliklerin artmasına bağlı olarak dış talebe ilişkin varsayımları geçen rapor dönemine göre aşağı yönlü revize ettiklerinin altını çizerek, “Ayrıca, küresel enflasyondaki artışa bağlı 14 olarak önümüzdeki dönemde finansal koşulların bir önceki rapor döneminde öngörülenden daha sıkı olacağını varsaydık. Tahminler üretilirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle enflasyonu düşürmeye odaklı, liralaşma adımları kapsamında koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünüm esas aldık.” ifadelerini kullandı.

Enflasyon tahminlerini paylaşan Kavcıoğlu, şunları kaydetti:

“Temel varsayımlarımız ve kısa vadeli öngörülerimiz çerçevesinde, para politikası duruşunun sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda belirleneceği bir görünüm altında, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve negatif arz şoklarının sona ererek enerji dahil emtia fiyatlarının normalleşmesiyle enflasyonun kademeli olarak azalacağını ve hedeflere yakınsayacağını öngörüyoruz.

Tahminlerimize ilişkin belirtmek istediğim önemli bir unsur da tahmin aralıklarımıza ilişkindir. Enflasyon yükseldikçe enflasyon beklentilerindeki dağılım açılmakta, dolayısıyla enflasyonun tahmin edilebileceği aralık genişlemektedir. Bu durum tahmin patikamıza yansıtılmıştır. Bu çerçevede, enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 yılı sonunda yüzde 60,4, 2023 yıl sonunda yüzde 19,2 ve 2024 yıl sonunda ise yüzde 8,8 seviyelerine tekabül etmektedir.

“Yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 60,4’e yükselttik”

Böylece 2022 yıl sonu enflasyon tahminini 17,6 puanlık güncellemeyle yüzde 42,8’den yüzde 60,4’e, 2023 yıl sonu tahminimizi ise 6,3 puanlık bir güncelleme ile yüzde 12,9’dan yüzde 19,2’e yükselttik. Her iki yıl için başlangıç koşullarındaki güncelleme tahminler üzerinde sırasıyla 4,1 ve 4,4 puan kadar etkili oldu. Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları ve gıda fiyatları varsayımlarındaki güncellemeler 2022 yılı enflasyon 15 tahminlerini sırası ile 7,4 ve 3,0 puan kadar yukarı çekerken, 2023 yılı enflasyon tahminlerini 0,1 ve 1 puan yükseltti. Yönetilen yönlendirilen fiyatlardaki ayarlamalar ve reel birim ücretlerdeki artışın 2022 yıl sonu enflasyon tahminini toplamda 2,8 puan artırıcı etkisi oldu. Bu kalemlerdeki güncellemenin 2023 yıl sonu enflasyon tahminine katkısı ise 0,9 puan ile daha düşük kaldı. Öte yandan, 2022 ve 2023 yılları için çıktı açığındaki güncellemenin tahminlere etkisinin oldukça sınırlı kalacağını hesaplıyoruz.”

Devamını Oku

Türkiye

Rum- Yunan İkilisi Endişelendi!

Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi Abdülhamid Han’ın faaliyetlerine Kıbrıs çevresinde başlayacağı beklentisi Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimini endişelendiriyor.

Published

on

By

Türkiye’nin yeni sondaj gemisi Abdülhamid Han’ın Doğu Akdeniz’de göreve başlayacağının açıklanmasının ardından, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias soluğu Kıbrıs Rum yönetiminde aldı. Dendias, Rum lider Nikos Anastasiadis’le Abdülhamid Han’ın Rumların hak iddia ettiği bölgede sondaj yapması durumunda nasıl davranacaklarını belirleyecek. Denize açılmadan önce son hazırlıkları devam eden Türkiye’nin dördüncü sondaj gemisi Abdülhamid Han’ın faaliyetlerine Kıbrıs çevresinde başlayacağı beklentisi Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimini endişelendiriyor. Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias apar topar Lefkoşa’ya gelerek, Rum lider Nikos Anastasiadis’le seçeneklerini masaya yatırdı. Enerji Bakanı Fatih Dönmez, halihazırda Mersin Taşucu’nda bekleyen geminin 9 Ağustos’ta “yola çıkacağını” açıklamıştı. Geminin nerede faaliyette bulunacağının ilerleyen günlerde ilan edilmesi bekleniyor.

‘ALTI NOKTA BELİRLENDİ’

Dendias’ın Kıbrıs temaslarının ardından düzenledikleri basın toplantısında konuşan Rum mevkidaşı Yoannis Kasulidis, Abdülhamid’in nereyi kazacağı sorusuna “Altı ayrı alternatif nokta belirlendiği bilgisini aldık, sondaj yerini ( Cumhurbaşkanı) Erdoğan belirleyecek” yanıtını verdi. “ Türk sondaj gemisini bekliyoruz. Engelleyemeyiz, ama mücadelemizi diplomatik alanda vereceğiz” diyen Kasulidis şöyle konuştu:

TEK TARAFLI HAK İDDİASI “

Türkiye saldırganlığı ve tahrikleri sürdürüyor. Bizi ve Yunanistan’ı tehdit ediyor. Dendias ile gerginliklerin çıkmasını önlemek umuduyla atabileceğimiz adımları ele aldık.” Rum yönetimi; Abdülhamid Han’ın, tek taraflı parselledikleri, ardından İtalyan ve Fransız şirketler ENI ve Total’e kiraladıkları bölgede kazı yapmasından endişe ediyor. Türkiye’nin Antalya açıklarındaki kıta sahanlığının uç noktası, Rumların ENI ve Total’a kiraladıkları bölge ile üst üste geliyor. TATAR İŞARETİ VERDİ Önceki gün Mersin Taşucu’na gelen KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Doğu Akdeniz görevi için geri sayımda bulunan Abdülhamid Han gemisinin önünde fotoğraf çektirdi. BİLGİ NOTU: Fatih sondaj gemisinin 2019 yılında Doğu Akdeniz’de yaptığı arama faaliyetleri, Yunanistan ile Türkiye arasında ciddi gerginliğe neden olmuştu.

Kaynak: Ömer Bilge – Hürriyet

Devamını Oku

Türkiye

DNA raporları çıktı… Mahkeme vicdanlara seslendi

DNA raporunda dede, Müslüme Yağal’ın babası çıkmıştı! ‘Gelinim ile cinsel ilişkim…’ Kaybolduktan 10 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Müslüme Yağal’ın ölümüyle ilgili olarak görülen davanın duruşmasında DNA raporuna göre kızın babası olduğu belirlenen dede Hasan Yağal, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Mahkeme heyetinin, Müslüme’nin ablası diğer torunu A.Y.’nin kendi çocuğu olup, olmadığı yönündeki soruya Yağal, “O benim torunum, raporu bilemem. Belki akrabalıktandır. Gelinim Selvi ile bir cinsel ilişkim olmadı” dedi.

Published

on

By

Mersin Gülnar’da 3 yaşındaki Müslüm Yağal, kaybolduktan 10 gün sonra, ailesinin çadır kurduğu yerden 7 kilometre uzaklıktaki bir ağaçlık alanda ölü olarak bulunmuştu. Küçük kızın ölümüyle ilgili görülen davanın duruşmasında DNA raporuna göre kızın babası olan Hasan Yağal, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Müslüme’nin ablası diğer torunu A.Y.’nin kendi çocuğu olup, olmadığı yönünde sorulan soruya Yağal, “O benim torunum, raporu bilemem. Belki akrabalıktandır. Gelinim Selvi ile bir cinsel ilişkim olmadı” dedi.

7 KM UZAKLIKTA CANSIZ BEDENİ BULUNDU

Karaman’dan kış mevsimini geçirmek için 10 Kasım 2021’de Gülnar ilçesinin 175 metre rakımlı Yanışlı Mahallesi’ne gelen 7 çocuklu Yağal ailesinin 6’ncı çocuğu Müslüme, saat 17.00 sıralarında kayboldu. En son çadır kurdukları alanın yanında oynarken görülen Müslüme’yi bulamayan ailesinin yardım çağrısı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye, AFAD, AKUT ve sağlık ekipleri sevk edildi. Arama çalışmalarının 10’uncu gününde Müslüme’den acı haber geldi. Ailesinin çadır kurduğu noktaya 7 kilometre uzaklıktaki Karaağaç mevkisinde, çalılıkların arasında Müslüme’nin cansız bedeni bulundu. Müslüme’nin cenazesi, Gülnar Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradan da otopsi için Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Birimi’ne götürüldü. Otopsinin ardından Müslüme’nin cenazesi, memleketi Karaman’da toprağa verildi.

DEDE HASAN YAĞAL TUTUKLANDI

Müslüme’nin cesedinin bulunduğu gün, jandarma ekipleri, annesi Selvi, babası Mehmet, dedesi Hasan Yağal, anneannesi, babaannesi, kardeşleri ve halasının da aralarında olduğu 9 yakınını gözaltına aldı. Anneanne Yağal, gece ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Gözaltında 3 gece geçiren şüpheliler, işlemlerinin ardından 22 Kasım’da adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden dede Hasan Yağal tutuklandı, 7 aile üyesi ise savcılıkça serbest bırakıldı. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili yürütülen soruşturmada iddianame hazırlandı.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI

Tutuklu sanık Hasan Yağal, Silifke 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan getirildi. Hakkında ‘Kendini savunamayacak yakın akrabayı bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak amacıyla kasten öldürme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, cinsel amaçla cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğu hürriyetinden yoksun kılma, suçluyu kayırma suçuna azmettirme’ suçlarından iddianame hazırlanan Yağal’ın Silifke Adliyesi’ne girişinde geniş güvenlik önlemi alındı.

TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ ‘

Suçluyu kayırma’ suçundan tutuksuz yargılanan anne Selvi, babaanne Ayşe Yağal ile ağabey O.Y. (15) de duruşmaya katıldı. Baba Mehmet, ağabeyler K., H. ile abla A.Y. (14) de duruşmada hazır bulundu. Öte yandan mahkeme heyeti, Müslüme’nin bulunduğu sırada çekilen ceset fotoğraflarını ekrana yansıtıp, sanık ve tanıkların ifadelerini vicdanlarına seslenerek vermelerini istedi. Duruşmada aile bireyleri tanık olarak dinlendi. Sanık dede Hasan Yağal ile anne Selvi Yağal, babaanne Ayşe ile ağabey O.Y., haklarındaki tüm suçlamaları reddetti. Anne Selvi Yağal, duruşmada Müslüme’nin ölümüyle ilgili kimseden şikayetçi olmadığını söyledi.

“EŞİME GÜVENİYORUM, ÖYLE BİR ŞEY YAPMAZ”

Baba Mehmet Yağal da duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmada ilk olarak Ayşe Yağal’ın ifadesi alındı. Ayşe Yağal, Müslüme’nin kaybolduğunu eşine kendisinin söylediğini, eşinin de böylece haberinin olduğunu ve traktörle aramaya çıktığını kaydetti. Ayşe Yağal, Hasan Yağal’ın gelinine tecavüz iddiasına yönelik ise “Selvi bizim öz yeğenimiz. Ben eşime güveniyorum. O öyle bir şey yapmaz. Benim eşim suçsuz” dedi.

“BANA TECAVÜZ ETMEDİ”

Ayşe Yağal’ın ardından ağabey O.Y.’nin ifadesine geçildi. O.Y., ifadesinde Müslüme’nin kaybolmasına yönelik herhangi bir bilgisinin olmadığını kaydetti. Daha sonra anne Selvi Yağal’ın ifadesi alındı. Selvi Yağal, ifadesinde kayınpederi Hasan Yağal’dan şikayetçi olmadığını kaydetti. Yağal, “Kayınpederimin suçu yok. Bana tecavüz etmedi. Cenab-ı Allah bana hesap sorar, bana bir şey yapmadı” dedi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, çocuğun babasının DNA raporlarında dedesi olduğunun ortaya çıktığını hatırlatınca Selvi Yağal, “Kabul etmiyorum, öyle bir şey olmadı. Müslüme olayından dolayı kimseden şikayetçi değilim” diye konuştu.

DEDE: HER YERDE ARADIK BULAMADIK

Duruşmanın devamında tutuklu sanık Hasan Yağal’ın ifadesi alındı. Dede Hasan Yağal, olay günü küçükbaşlarla birlikte eşi Ayşe ve torunu Müslüme ile çadıra geldiklerini belirterek, “Yemek yedik, sonrasında torunum Kerim ile ben hayvan otlatmaya gittim. Ben alt yoldan gittim, Kerim de üst yoldan gitti. Müslüme’yi en son saat 14.30 gibi çadırdan çıkarken görmüştüm. Hayvan otlatmaktan geldim. Çocuklar ağlıyordu, O.Y., Müslüme’nin kaybolduğunu söyleyince traktöre binip, asfalta doğru gittim. Gittiğim yerde Ayşe ve Selvi’yi görünce onlar da bulamadıklarını söyleyince jandarmaya haber verdik. Her yerde aradık bulamadık” dedi.

“RAPORU BİLEMEM, GELİNİMLE BİR CİNSEL İLİŞKİM YOK”

Müslüme’nin bulunduğu yere kendi başına gitmiş olabileceğini öne süren Hasan Yağal, “Çocuk bu, kendi başına gider. Her gördüğümde Müslüme’yi yüzünden öperim. 9 gün sonra boynundan DNA çıkması normal. Bundan cinsel bir eylem olduğu çıkmaz. O benim torunum, bu konu söz konusu bile olamaz” diye konuştu. Mahkeme heyeti, Hasan Yağal’a Müslüme’nin ablası diğer torunu A.Y.’nin kendi çocuğu olup, olmadığı konusunda soru sordu. Yağal ifadesinde, “O benim torunum, raporu bilemem. Belki akrabalıktandır. Gelinim Selvi ile bir cinsel ilişkim olmadı” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

Trending