Connect with us
Örnek Resim

Ekonomi

Borsa İstanbul 2020’de dünyanın en likit piyasası oldu

Borsa İstanbul, yüzde 381 devir hızı ile 2020 yılında dünyanın en likit piyasası olurken, 2020’de dünyada kote olan şirketlerin toplam piyasa değeri bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 112,7 trilyon dolara ulaştı.

Published

on

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) “Türkiye Sermaye Piyasası 2020” raporunu yayımladı.

Birlikten yapılan rapora ilişkin açıklamada, 2020’nin küresel ekonomide olduğu gibi sermaye piyasaları açısından da koronavirüs virüsünün küresel çapta bir salgına dönüşmesi nedeniyle beklenmedik gelişmelerle dolu bir yıl olduğu ifade edilerek, 2020’nin ilk çeyreğinde finansal piyasaların salgından ciddi derecede etkilendiği, borsalarda önemli değer kayıpları yaşandığı vurgulandı.

Gelişmiş ülke merkez bankalarının başlattığı parasal genişleme programlarının etkisiyle faizlerin negatif seviyelere gerilediği belirtilen açıklamada, dünya genelinde hisse senedi piyasalarına yatırımcı ilgisinin artışıyla fiyatların hızla yükseldiği ve halka arzların canlandığı kaydedildi.

Açıklamada, 2020’nin sonuna doğru aşı ile ilgili gelişmelerle finansal piyasalarda iyimserliğin daha da arttığına dikkati çekilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“2020 yılında dünyada kote olan şirketlerin toplam piyasa değerinin bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 112,7 trilyon dolara ulaşırken, işlem hacmi ise dolar bazında yüzde 45 artarak 183 trilyon 269 milyar dolara çıktı. Borsa İstanbul AŞ, işlem hacmindeki artışın etkisiyle yüzde 381 devir hızına ulaşarak 2020 yılında dünyanın en likit piyasası oldu. Yüzde 341 devir hızı ile Çinli Şenzhen Borsası en likit ikinci borsa olurken, yüzde 334 ile ABD’li Nasdaq üçüncü, yüzde 267 ile Tayvan Taipei ise dünyanın en likit dördüncü borsası oldu.”

2020 yılının getiri şampiyonu Tahran Borsası oldu

Açıklamada, 23 gelişmiş ve 24 gelişmekte olan ülkenin büyük ve orta ölçekli şirketlerinin performansını yansıtan MSCI ACWI endeksinin 2020 yılını dolar bazında yüzde 16 artışla tamamladığı bildirildi.

2020’de dünya genelinde borsa getirilerinin gelişmiş ülkelerde pozitif olduğu görülürken, gelişmekte olan ülkelerin çoğunun yılı dolar bazında kayıpla kapattığı belirtilen açıklamada, “2020’de organize borsalar arasında dolar bazında bir önceki yıla kıyasla en fazla getiriyi yüzde 271 ile Tahran Borsası sağladı.”

Açıklamada, 2020’de yüzde 99 getiri ile Vietnam’daki Hanoi Borsası’nın, Tahran’ın ardından ikinci en yüksek getiri sağlayan borsa olduğu vurgulanarak, bu borsaları yüzde 44,2 ile Şenzhen Borsası’nın ve yüzde 43,6 ile Nasdaq’ın takip ettiği ifade edildi.

Çin’in salgını hızla kontrol altına alarak avantaj sağladığı, salgın ortamında internet üzerinden işlemlerin ivmelenmesiyle birlikte teknoloji şirketlerinin iş hacmi ve bu şirketlere olan yatırımcı ilgisinin teknoloji şirketlerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq’ın iyi performans göstermesinde etkili olduğu belirtilen açıklamada, ayrıca salgın önlemlerini hızla alan İskandinav ülkeleri borsalarının da getirileri ile 2020 yılında ön sıralarda yer aldığı bildirildi.

Açıklamada, en fazla kayıp yaşayan 10 borsadan 9’unun Afrika ve Latin Amerika ülkeleri borsaları olduğu aktarılarak, 2020 genelinde salgın nedeniyle petrol fiyatının zayıf seyretmesinin ekonomisi ağırlıkla petrol gelirine bağlı olan ülke borsalarının geride kalmasında etkili olduğu kaydedildi.

Borsa İstanbul’un 2020’de dolar cinsinden yüzde 3 getiri sağladığı anımsatılan açıklamada, böylece MSCI gelişen piyasalar endeksi (yüzde 18) ve MSCI dünya endeksinin (yüzde 17) getirisinin gerisinde kaldığı belirtildi.

Borsa İstanbul’un piyasa değerinin Türkiye GSYH’sına oranı yüzde 33

TSPB “Türkiye Sermaye Piyasası 2020” raporuna göre, endekslerdeki artışın yanı sıra halka arzların da etkisiyle 2020’de dünyada kote olan şirketlerin toplam piyasa değerinin bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 112 trilyon 675 milyar dolara çıktığı vurgulanan açıklamada, 2020 yılında dünya borsalarındaki toplam piyasa değerindeki artışın yarısının Nasdaq ve Çinli borsalardan geldiği ifade edildi.

Açıklamada, ABD borsalarındaki şirketlerin 45 trilyon dolarlık piyasa değeri ile dünya borsalarının toplam piyasa değerinin yüzde 40’ına sahip olduğu kaydedilerek, “Uzak Doğu blokunda yer alan Japonya, Çin ve Hong Kong ve Şenzhen borsaları piyasa değeri bakımından ABD borsalarının ardından geliyor ve toplam piyasa değerinin yüzde 22’sini oluşturuyor. Avrupa’nın en büyüğü ise 5,4 trilyon dolar piyasa değeri ile Hollanda, Belçika, Fransa, Portekiz ve Norveç Borsalarını içeren Euronext Borsası oldu.” ifadeleri kullanıldı.

New York Borsası’nın 26,2 trilyon dolar piyasa değeri ile dünyada birinci sırada, Nasdaq’ın 19 trilyon dolar ile ikinci sırada, Şanghay’ın ise yaklaşık 7 trilyon dolar piyasa değeriyle üçüncü sırada yer aldığı aktarılan açıklamada, “Borsa İstanbul ise önceki yıla göre bir sıra gerileyerek 237 milyar dolar piyasa değeri ile 2020 yılında 32. sırada yer aldı.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Açıklamada, 2020 sonunda borsaların piyasa değerinin, ilgili ülkelerin Gayrisafi Yurt içi Hasıla’sına (GSYH) oranının yüzde 119 olduğu belirtilerek, Borsa İstanbul’un piyasa değerinin Türkiye GSYH’sına oranının ise yüzde 33 olduğunun vurgulandı.

Borsalara kote şirket sayısı 55 bine yaklaştı

2020 sonu itibarıyla dünyada yatırım fonları ve holdingler hariç 87 borsaya kote olan yerli, yabancı şirket sayısının 54 bin 851 olduğu aktarılan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

“İncelenen borsalar arasında 5 bin 620 şirketle en fazla şirketin kote olduğu borsa Hindistan Bombay olurken, 3 bin 758 şirketle Japonya Borsası ikinci, 3 bin 394 şirketle Kanada TMX Grubu üçüncü sırada yer aldı. Rapora göre, kote olan şirket sayısı bakımından ilk 10’da yer alan borsalar, dünyadaki borsaya kote olan şirketlerin yüzde 56’sına sahip oldu. 2020 yılında 87 borsa arasında 368 şirket ile Londra Borsası Grubu en fazla yabancı şirketin kote olduğu borsa oldu. Viyana Borsası’na kote olan şirketlerin yüzde 92’si, Lüksemburg’a kote olan şirketlerin ise yüzde 80’i yabancı şirketlerden oluşuyor. Menkul kıymet yatırım ortaklıkları ve borsa yatırım fonları hariç, 372 şirketin kote olduğu Borsa İstanbul, 87 borsa arasında bir önceki yıla göre iki sıra düşerek 2020 yılı sonunda 27’inci sıraya geriledi.”

Hisse senedi işlem hacmi 183 trilyon doları aştı

Açıklamada, TSPB’nin Dünya Borsalar Federasyonu verileri üzerinden yaptığı derlemelere göre, artan yatırımcı ilgisinin etkisiyle 2020 yılında dünyada hisse senedi işlem hacminin yüzde 45 artarak 183 trilyon 269 milyar dolara ulaştığı bildirildi.

2020’de bir önceki yıla göre yüzde 604 artışla işlem hacminin en fazla arttığı borsanın Tahran Borsası olduğuna değinilen açıklamada, “İran’daki bir diğer borsa olan Fara Bourse’da ise hacim yüzde 552 arttı. İşlem hacminin en fazla arttığı diğer borsalar ise yüzde 238 oranıyla Kuveyt Borsası ve yüzde 220 oranıyla Ruanda Borsası oldu.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, 2020’de işlem hacminin dolar bazında bir önceki yıla göre yüzde 147 arttığı Borsa İstanbul’un, hisse senedi işlem hacmi bakımından dünya borsaları arasında 20’inci sırada yer aldığı belirtildi.

ABD borsalarının, piyasa değerinde olduğu gibi işlem hacminde de dünyada ilk sırada yer aldığı kaydedilen açıklamada, “Nasdaq, bir önceki yıla kıyasla yüzde 60 artarak 64 trilyon dolara ulaşan işlem hacmiyle liste birincisi olurken, New York Borsası ise 26 trilyon dolarlık işlem hacmiyle ikinci sırada yer aldı.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, sağladıkları düşük maliyet, hızlı işlem ve tek merkezden birçok piyasaya ulaşabilme gibi imkanlarla alternatif işlem platformlarının da son yıllarda yatırımcılar tarafından tercih edildiği vurgulanarak, önemli alternatif işlem platformlarından biri olan Cboe ABD’nin işlem hacminin 2020’de yüzde 44 arttığı bildirildi.

Küresel yatırım fonları 63 trilyon doları aştı

Dünyadaki yatırım fonlarının toplam büyüklüğü borsa endekslerindeki artışa paralel olarak 2019 sonuna göre yüzde 15 artarak 2020 sonunda 63 trilyon doları aştığı ifade edilen açıklamada, “ABD’nin 29 trilyon dolarlık yatırım fonu portföyü ile dünya sıralamasında ilk sırada yer aldı. Lüksemburg, vergi ve operasyonel alanlarda sunduğu olanaklardan dolayı yatırım fonu ve yatırım ortaklığı gibi kolektif yatırım kuruluşlarının küresel merkezi konumundadır.” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, Avrupa’da pek çok fonun Lüksemburg’da kurulduğu, ancak paylarının diğer ülkelerdeki yatırımcılara satılmakta olduğu aktarılarak, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“2020’de Lüksemburg’un milli geliri 69 milyar dolar iken, yatırım fonu büyüklüğü 6,1 trilyon doları geçmiştir. Sıralamada Lüksemburg’dan sonra gelen İrlanda da, benzer şekilde sunduğu fırsatlar ile kolektif yatırım şirketlerinin alternatif merkezi haline gelmeyi hedeflemektedir. 2019 sonuna oranla yatırım fonu portföyü yüzde 19 büyüyen İrlanda, 4,1 trilyon dolarlık portföy büyüklüğü ile dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Sıralamada başı çeken 10 ülkenin yatırım fonu portföy büyüklüğü, toplam portföy büyüklüğünün yüzde 89’unu oluşturmaktadır. 2020 yılında Türkiye’deki yatırım fonu portföy büyüklüğünün bir önceki yıla kıyasla dolar bazında yüzde 2 artarak 17,7 milyar dolara çıktı. Ayrıca, dünyadaki yatırım fonlarının milli gelire oranı yüzde 88 olurken, Türkiye’de ise bu oran yüzde 3’te kaldı.”

TRT

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Türkiye tekstilde dünya beşincisi

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, tekstilde bir ilke imza atarak ihracatta 10 milyar doları aştıklarını açıkladı.

Published

on

By

5’inci Uluslararası Tekstil Zirvesi, Kahramanmaraş’ta gerçekleştirildi.

Tekstil ihracatında yıllardır 10 milyar dolar sınırında olan Türkiye, bu yılın 10 aylık döneminde 10,5 milyar dolarlık ihracat yaptı.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, “Dünyada da bir başarı hikayesi yazdık. 6’ncı büyük tedarikçilikten 5’inci büyük tedarikçiliğe ulaştık. Yani dünya liginde 5’inci sıradayız” dedi.

“13 milyar doları zorlayacağız”

Ahmet Öksüz, “Yıl sonunda da inşallah 13 milyar doları zorlayacağız. Zaten hazır giyim sektörüyle birlikte 30 milyar doları geçeceğiz. Ana pazarımızdaki pazar payımız yüzde 14’lerden 17’lere çıkarttık” dedi.

TRT

Devamını Oku

Ekonomi

Baykar’ın insansız savaş uçağına Ukrayna motoru güç verecek

Silahlı insansız hava aracı (SİHA) Bayraktar’ın üreticisi Baykar, Ukrayna ile önemli bir projeye imza attı. Geliştirilmekte olan insansız savaş uçağında Ukrayna menşeli Ivchenko Progress ve Motor Sich’in birlikte ürettiği AI-322F motoru kullanıl

Published

on

By

Türkiye’nin en büyük sanayi kümesi SAHA İstanbul’un İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO Savunma ve Havacılık Hibrit Fuarı’nda, Baykar tarafından yürütülen insansız hava aracı projelerinin motor ihtiyacı için 2 önemli gelişme yaşandı.

Ukrayna’ya çok sayıda Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracı (SİHA) ihraç eden Baykar ile Ivchenko Progress arasında Muharip İnsansız Uçak Sistemi’ne (MİUS) yönelik AI-322F Turbofan Motor Tedarik Anlaşması ve AI-25TLT Turbofan Motor Entegrasyon Sözleşmesi imzalandı.

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, konuşmasında, tarihi bir tören gerçekleştirildiğini söyledi. Bayraktar, iki şirket arasında uzun yıllara dayanan güzel bir iş birliği bulunduğunu ifade etti.

“Sırada insansız savaş uçağı var”

Ukrayna ve Türkiye’nin iki stratejik ortak olduğunu ve birbirini tamamladığını belirten Bayraktar, “Stratejik Akıncı İnsansız Hava Aracımıza Ivchenko Progress’in AI-450 motoru güç veriyordu. Akıncı’yı seri olarak üretiyoruz. Sırada insansız savaş uçağı var. Sözleşme ile insansız savaş uçağımıza da Ivchenko Progress ve Motor Sich’in birlikte ürettiği AI-322F motorunu takacağız. Bu imzanın iki ülke arasındaki stratejik iş birliğini daha da ileri götürmesini, iki ülkeye daha da güç kazandırmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

“Dünyaya yeni ve daha güçlü bir ürün sunacağımıza eminim”

Ivchenko Progress Genel Müdürü Igor Kravchenko da iki ülke Cumhurbaşkanına verdikleri destek için teşekkür etti.

Bu sözleşme ile Ukrayna ve Türkiye’nin iş birliğinin yeni bir seviyeye ulaştığını vurgulayan Kravchenko, şöyle konuştu:

“Türkiye şu anda dünyadaki en güçlü insansız hava aracı üreticilerinden biridir. Ukrayna motor üretimini baştan sona yapabilen 6 ülkeden bir tanesi. Ortak çalışmamızın iki ülkenin güvenliği ve bağımsızlığına katkının yanında dünyaya yeni ve daha güçlü bir ürün sunacağımıza eminim. Bu ortak çalışmanın sadece savunma değil, iki ülkenin ekonomilerine çok büyük katkıda bulunacağına inanıyorum. Karşılıklı güvenle oluşan bu iş birliğimizin sonuçlarını bugün görüyoruz. Bazı zamanlar sadece telefonla çözdüğümüz sorunlar olmuştur. Bu hızlı çalışmamızın sonuçlarını bugün alıyoruz. Bu insansız silahlı aracın en iyi şekilde, en kuvvetli şekilde çalışacağının garantisini veriyorum. Eminim ki bu son projemiz olmayacak ve daha yeni projelere hep beraber adım atacağız.”

Konuşmaların ardından söz konusu iş birliklerine yönelik imzaları Bayraktar ve Kravchenko attı.

Akıncı için alternatif motor

Baykar ve Motor Sich arasında da Bayraktar Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı için MS500 Turboprop Motor Teknik Şartname Anlaşması imzalandı.

Haluk Bayraktar, MS500 motoruyla Akıncı için alternatif oluşturduklarını ve motorun araca entegre edileceğini söyledi. MS500’ün AI-450 gibi teknolojik ileri seviye bir motor olduğunu ifade eden Bayraktar, iki firma arasındaki yakın iş birliğiyle gelecek yıl bu motorun da Akıncı’yı uçuracağını bildirdi.

Motor Sich JSC Pazarlama ve Satış Müdürü Pavlo Kasai de yapılan her anlaşmayla iki ülkenin iş birlikleri yanında güvenlik ve güçlerinin de arttığını söyledi. Kasai, “Her şeyin zamanında olacağını ve motorların zamanında teslim edileceğini ve iyi çalışacaklarını garanti ederim.” dedi.

Bayraktar ve Kasai konuşmaların ardından anlaşmayı imzaladı.

TRT

Devamını Oku

Ekonomi

Rüzgardan elektrik üretiminde yeni rekor

Türkiye’nin rüzgar enerjisinden sağladığı elektrik yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Rüzgarın toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 20,1 oldu.

Published

on

By

10 Kasım Çarşamba günü Türkiye’de toplamda 901 bin 841 megavatsaat elektrik üretildi.

Bu üretimin yüzde 21,6’sını ithal kömür santralleri oluştururken, ikinci sırada yüzde 20,1 ile rüzgar santralleri yer aldı.

En yüksek seviyeye ulaşıldı

Böylece Türkiye’de rüzgar enerjisinden üretilen elektrik 181 bin 249 megavatsaat ile yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Rüzgardan elektrik üretiminde en son 174 bin 542 megavatsaatle 25 Ekim’de rekor kırılmıştı.

Dün 7 bin 429 megavatsaat elektrik ithalatı, 6 bin 419 megavatsaat elektrik ihracatı yapıldı.

TRT

Devamını Oku

Trending