Connect with us

GÜNDEM

“SON 1 AYDA TOPLAM 107 TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ”

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), operasyonlar neticesinde son bir ayda yurt içinde 46, yurt dışında 61 olmak üzere toplam 107 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşavirliğinde görevli Deniz Yarbay Nadide Şebnem Aktop tarafından bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Aktop, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ülkenin ve milletin güvenliğini sağlamak amacıyla yurt içinde ve yurt dışında PKK/KCK/PYD-YPG başta olmak üzere DEAŞ dahil terör örgütlerine karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti.

Son bir ay içinde PKK/KCK terör örgütü mensuplarının yurt içine geçişini kısıtlamak, yurt içinde/dışında barınmasını engellemek ve eylem kabiliyetini yok etmek için, yurt içinde 5’i büyük çaplı, 8’i orta çaplı, yurt dışında 2’si büyük, 6’sı orta çaplı olmak üzere toplam 21 operasyon icra edildiğini bildiren Aktop, “Operasyonlar neticesinde son bir ayda yurt içinde 46, yurt dışında 61 olmak üzere toplam 107 terörist etkisiz hale getirilmiştir.” diye konuştu. Aktop ayrıca, teröristler tarafından kullanılan 139 silah mevzisi, sığınak, barınak, mağara ve deponun kullanılmaz hale getirildiği bilgisini verdi.

– “ANLAŞMANIN ÖNEMLİ OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYOR VE DESTEKLİYORUZ”

“Diğer yandan, Irak Merkezi Yönetimi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi arasında 9 Ekim’de imzalanan ve PKK’nın Sincar’daki varlığını sonlandırmayı amaçlayan anlaşmanın önemli olduğunu değerlendiriyor ve destekliyoruz.” diyen Aktop, hudut güvenliğinin, alınan tedbirler artırılarak hudut birlikleri tarafından 7 gün 24 saat esasına göre sağlandığını vurguladı.

Hudut birliklerine yönelik her türlü taciz ve saldırılara meşru müdafaa çerçevesinde tereddütsüz olarak karşılık verildiğinin altını çizen Aktop, PKK/PYD-YPG terör örgütünün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde çok sayıda, silah, mühimmat ve yasa dışı malzeme ele geçirildiğini söyledi.

Sınır kontrolleri kapsamında etkin tedbirler alınmaya devam edildiğini belirten Aktop, “Ayrıca, 2020 yılı içerisinde Suriye hudut hattında 14 tünel tespit edilerek, bir daha kullanılamayacak şekilde imha edilmiştir. Sınır fiziki güvenlik tedbirleri kapsamında Suriye sınırında 832 kilometre, İran sınırında ise 139 kilometre olmak üzere toplam 971 kilometre Modüler Beton Duvar (MBD) inşa edilerek hudut emniyet tedbirleri artırılmıştır.” dedi.

Aktop, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekat bölgelerinde TSK tarafından, Suriyelilerin huzur ve güvenliği ile hudutların emniyetinin sağlanması amacıyla faaliyetlerin büyük bir özveri ve kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi.

GÜNDEM

“TÜRKİYE’NİN BEŞLİ KONFERANS ÖNERİSİ, KIBRIS KONUSUNDA BİR ANLAŞMA İÇİN SON ŞANSTIR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türkiye’nin beşli konferans önerisi, Kıbrıs konusunda bir anlaşma için son şanstır.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı görevini devraldıktan sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye düzenleyen Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikili görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. 
Tatar, KKTC’nin açıkça reddetmesine rağmen Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığı ile etkin garantörlük hakkını sıfırlama hedefinin vazgeçilmez bir anlaşma koşulu olarak masaya getirildiğini belirterek, “Türkiye’nin beşli konferans önerisi, Kıbrıs konusunda bir anlaşma için son şanstır.” mesajını verdi.
Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alınması için KKTC’nin de katılacağı bir konferans toplanması önerisinin de son derece gerçekçi ve yapıcı olduğunun altını çizen Tatar, “Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın, milletimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine asla razı olmayız.” diye konuştu.

Continue Reading

GÜNDEM

TATAR VE ERDOĞAN ORTAK BASIN TOPLANTISI YAPTI

Ankara’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki baş başa görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler.
Görüşmede, Kıbrıs meselesi  ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nda KKTC’ye geleceğini, törenlere ve Pandemi Hastanesi’nin açılışına katılacağını belirterek, “İadeyi ziyaret ve Maraş’ta da piknik yaparız” dedi.
Türk tarafının Kıbrıs’ta adil kalıcı sürdürülebilir bir çözümden yana olduğuna dikkat çeken Erdoğan, çözüm için federasyonun geçerli model olmaktan çıktığını yeni fikirlerle masaya oturulması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan “Kıbrıs’ta zaten şu an iki ayrı halk ve iki ayrı devlet var” diyerek, çözümün temelinin adadaki gerçeklere göre olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kıbrıs Türkünü dikkate almayan hiçbir girişimin başarılı olamayacağını da vurguladı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da “Türkiye’nin beşli konferans önerisi, Kıbrıs konusunda bir anlaşma için son şanstır” dedi. 
Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alınması için KKTC’nin de katılacağı bir konferans toplanması önerisinin de son derece gerçekçi ve yapıcı olduğunun altını çizen Tatar, “Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın, milletimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine asla razı olmayız” diye konuştu.

Continue Reading

GÜNDEM

“BM’NİN, İNSAN ODAKLI BİR YAPIYA KAVUŞTURULMASI MECBURİYET ARZ ETMEKTEDİR”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının daha temsili, demokratik, hesap verebilir, etkin, şeffaf, adil ve insan odaklı bir yapıya kavuşturulması, Kovid-19 salgınının da teyit ettiği üzere, mecburiyet arz etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın kuruluşunun 75. yıl dönümü” dolayısıyla mesaj yayımladı.

Mesajında, Türkiye’nin kurucu üyeleri arasında yer aldığı BM Teşkilatı’nın kuruluşunun 75’inci yıl dönümünü tebrik eden Erdoğan, “Türkiye, kurallara dayalı küresel sistemin merkezinde bulunan BM’nin temsil ettiği değerlerin ve çok taraflılık ilkesinin güçlü bir destekçisi ve savunucusudur.” ifadelerini kullandı.

BM açısından tarihi bir önem taşıyan bu dönemde, eski AB Bakanı, Başmüzakereci ve İstanbul Milletvekili Büyükelçi Volkan Bozkır’ın BM Genel Kurul Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Erdoğan, “BM üyesi 193 ülkenin eşit şekilde temsil edildiği ve uluslararası toplumun ortak iradesini ve vicdanını yansıtan BM Genel Kurulu’na ilk kez bir Türk vatandaşının başkanlık etmesi uluslararası toplumun ülkemize yönelik desteğinin ve itimadının bir tezahürüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin BM’nin barışı koruma operasyonlarına Kore Savaşı’ndan bu yana personel katkısı sağladığını, BM bünyesinde Medeniyetler İttifakı ve Barış için Arabuluculuk gibi iki önemli girişimin liderliğini sürdürdüğünü aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“BM siyasetimizin bir diğer boyutu ise 2030 Sürdürülebilir Kalkınma gündeminin hayata geçirilmesidir. Bu anlayışla En Az Gelişmiş Ülkelerin (EAGÜ) Dostları Grubu’nun eşbaşkanlığını yürütüyor, Yoksullukla Mücadele İttifakı’nda sorumluluk üstleniyor, EAGÜ Teknoloji Bankasına ev sahipliğini yapıyoruz. EAGÜ’nin, mültecilerin ve diğer savunmasız grupların Kovid-19 salgınıyla mücadelesine en büyük katkıyı sağlayan ülkelerden biriyiz. Mart ayından bu yana din, dil, ırk ayrımı gözetmeden, dünya genelinde 154 farklı ülkenin ve sekiz uluslararası kuruluşun destek çağrısına olumlu cevap verdik.”

Erdoğan, Türkiye’nin ayrıca, çevre sorunları, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadelede öncü bir rol oynadığı, bu anlayışla BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 16’ncı Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapacaklarını belirterek “Sera gazı emisyonlarında tarihi sorumluluğu yok denecek kadar az olan bir ülke olarak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında hak ettiğimiz konuma ulaşma çabalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin güçlü ekonomik göstergelerinin neticesi olarak BM genel bütçesine en fazla katkı sağlayan 15 üye devlet arasında olduğuna da işaret eden Erdoğan, “BM’nin 25 farklı temsilcilik ve ofisi, beş ayrı ilimizde faaliyet göstermektedir. BM siyasetimizin önemli bir veçhesi kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan İstanbul’u bir BM merkezi haline getirmektir. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.” değerlendirmesini yaptı.

İnsani diplomasinin Türkiye’nin BM’de önem ve öncelik atfettiği konuların başında geldiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“2016 yılında ilk Dünya İnsani Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye, insani yardımlarının milli gelirine oranı itibarıyla dünyanın en cömert ülkesidir. Sınırlarımız içinde geçici koruma sağladığımız dört milyona yakın insana ilaveten, kriz bölgelerinde hayatta kalma mücadelesi veren sivillere yönelik de insani yardım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

Öte yandan, BM teşkilatının daha temsili, demokratik, hesap verebilir, etkin, şeffaf, adil ve insan odaklı bir yapıya kavuşturulması, Kovid-19 salgınının da teyit ettiği üzere, mecburiyet arz etmektedir. Bu doğrultuda, başta Güvenlik Konseyi olmak üzere, BM sisteminin reformuna yönelik çabalara ‘Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla katkıda bulunuyoruz. BM’nin uluslararası barış, istikrar, kalkınma ve adalete katkıda bulunmaya devam edeceği inancıyla 24 Ekim ‘Birleşmiş Milletler Günü’nü içten dileklerimle kutluyorum.”

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM