Connect with us

GÜNDEM

“TATAR, 2’NCİ TURDA KAZANIYOR”

Gezici Araştırma Şirketi tarafından, KKTC genelinde sosyal, ekonomik, politik konular ile ilgili seçmenin algısını belirlemek üzere 21-22- 23 Ağustos 2020 tarihlerinde yapılan anketin sonuçları yayımlandı. Gezici Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gezici anket sonuçlarını basın toplantısında açıkladı:

Anketimizin sonuçları incelendiğinde Sayın Ersin Tatar ile Sayın Mustafa Akıncı arasında geçeceğinin kesin olduğu net bir şekilde görülmektedir. İki adayda oylarını bir önceki aya göre biraz daha oylarını artırdı diyebiliriz.  Seçim ilk turda bitmeyecek ve bu iki aday Sayın Akıcı ile Sayın Tatar ikinci tura kalacaklardır. Bu da şu an için birinci turda başa baş bir yarışın devam etmekte olduğunu göstermektedir.

Ancak ikinci turda Sayın Tatar’ın az farkla da olsa kazanacağını düşünenlerin Akıncı’nın kazanacağını düşünenlerden fazla olduğunu da belirtmekte fayda var.

Bu noktada şuna dikkatinizi çekmek ve adayların durumları ile ilgili kısa değerlendirmelerimizi sizlere aktarmak istiyorum;

ERSİN TATAR:

UBP Genel Başkanı, Başbakan Ersin Tatar’ın, Kıbrıs konusundaki tutarlı duruşu dikkat çekmektedir. Halk, Sayın Tatar’ın ‘iki devlet’  yönündeki açıklamalarını desteklemektedir.
Bu nedenle Tatar, Kıbrıs Türk halkının dünyada hak ve menfaatlerini savunan bir lider profili ile öne çıkmaktadır.Halk, Federasyon görüşmelerinin çöktüğünü ifade ederken Tatar’ın, ‘iki devletli çözüm’ vurgusu yapmasını desteklemektedir.

KKTC halkı, Başbakan Ersin Tatar’ın Türkiye ile iyi ilişkilerini karar verirken önemsemektedir. Tüm anket sonuçlarında halkın Türkiye ile iyi ilişkilere önem veren ezici çoğunluğu çıkmaktadır.

Pandemi sürecinde bir ara vaka sayılarının artması belirli sıkıntılara yol açmasına rağmen halkın önemli bir kesimi UBP ve Başbakan Tatar’ın bu konuda doğruları yapmaktan kaçınmadıklarına güveniyor ve ayrıca Türkiye ile işbirliği yapılarak sorunun daha az problemle atlatılacağını düşünüyor.
Türkiye’nin Ersin Tatar ve UBP ile uyumlu çalışması sonucu Lefkoşa’da 100 yataklı bir Acil Yardım Hastanesi’nin yapımına başlaması da halk arasında UBP ve Ersin Tatar lehine bir hava yarattı.
Çok enteresan bir konu daha var: KKTC halkı Tatar’ı samimi, içten, lider olma yolunda hızla ilerleyen, kendisinden biri olarak görüyor ve sıcak buluyor.Bunun yanında UBP’de yaşanan seçimi kazanmaya yönelik kenetlenme de Tatar’ı daha da güçlendirmektedir.

Anketlerimiz ve sahadaki saptamalarımız göstermektedir ki Sayın Ersin Tatar ilk turu birinci sırada geçerek ikinci tura kalacak ve ikinci turda seçimi kazanacaktır.

Mustafa Akıncı

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, seçim kampanyasını Türkiye karşıtlığı üzerine kurması halkın önemli bir kesimi tarafından yanlış bulunmaktadır.

Halkın önemli bir kesimi Türkiye ile iyi ilişkilerin bozulmasının Kıbrıs Türk Halkına her bakımdan zarar vereceğini söylemektedir.

Halk Sayın Akıncı ile Türkiye’nin Kıbrıs konusunda farklı hedefleri olmasını sorgulamaktadır.

Kıbrıs Türk Halkı’nın büyük çoğunluğunun, garantörlükten yana olması, federasyon aleyhine bir tutum takınması Sayın Akıncı’nın ise hem Türkiye hem de halkın genelinin aksine hala federasyona sarılması kendisine pahalıya mal olacağa benziyor.

Bir de halkın yine önemli bir bölümü Sayın Akıncı’nın 5 yıllık sürede Kıbrıs konusunu halledemeyip yeni bir süre istemesini de kabul edilebilir bulmamaktadır.Sayın Akıncı’nın beş yıl içinde halkla yeterince kaynaşamaması da kendisi aleyhine önemli bir noktadır.İkinci tura kalması muhtemel olan Akıncı, seçimi kaybedecektir.

Tufan Erhürman

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın en büyük başarısız Başbakanlık dönemji ve partisidir.

Hala CTP’nin önemli bir bölümü Mustafa Akıncı’nın federasyona sarılmasını ve Türkiye karşıtlığını desteklemektedir.Sayın Erhürman’ın kendisinin fazla seçime asılır görünmemesi de partisi ve kendisi açısından bir handikap oluşturmaktadır.KKTC halkı, CTP’ninpandemi sürecinde gösterdiği tutumu da desteklememektedir. Şu anki mevcut hükümetten önce Başbakan olan Erhürman’ın eleştirileri, ‘Başbakan olduğu zaman neden bunları yapmadı’ şeklinde karşılık bulmaktadır.

Net ifade ediyorum; Sayın Tufan Erhürman’ın, ikinci tura kalma şansı yoktur.

Kudret Özersay

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Toparlanıyoruz Hareketi’nden sonra çizdiği zikzaklar ve iki hükümet döneminde ortakları ile yaşadıkları büyük hayal kırıklığına neden olmuştur.Halkın önemli bir bölümü Sayın Özersay’ı samimi bulmuyor.

Özersay’ın,  sürekli “ ben bilirim , ben yaparım havasında dolaşması,  HP dışındaki partilileri yok sayması birçok kesimde ciddi  tepki  yaratmaktadır.

Sayın Özersay ve ekibi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sadece HP’nin tabanından oy almanın yetmeyeceğini dahi görememiştir. Özersay’ın, Kapalı Maraş’ın açılma sürecindeki tavrı da engelleyici olarak görülmektedir.

Özersay’ın, ikinci tura kalma şansı hiç yoktur. Özersay ve ekibi, halkın kendilerine sunduğu şansı, tahrip etmiş ve bitirmiştir.

Kudret Özersay’ın siyasi geleceğinin ne olacağı, hükümette kalıp kalamayacağı ikinci tur için kendisi ve partisinin alacağı tavra göre belli olacaktır.

Serdar Denktaş

DP Milletvekili Serdar Denktaş’ın, söylediği şarkılar ve kliplerle gündeme geldiğini görüyoruz. Kıbrıs konusunda ve ülkenin kalkınması konusunda bir görüşü ortaya net olarak koymamaktadır.

Son dönemde, Sayın Akıncı’nın izlediği ‘Türkiye karşıtlığı’na da destek veren açıklamalar yapan Denktaş’ın partisi tarafından da önemli ölçüde desteklenmeyeceği görülmektedir.

DP içindeki bir kesim Serdar Denktaş’ın bireysel tutumu yüzünden UBP-DP-YDP koalisyon hükümetinin kurulamadığını söylüyor.

İkinci tura kalma şansı olmayan Denktaş’ın, bu seçim sonrasında siyasi hayatına da son vereceği halk arasında dillendirilmektedir.

DP tabanının, bir kısmının daha birinci turda diğer kesiminin de çok büyük oranda ikinci turda Başbakan Tatar’ı destekleyeceği anketlerde görülmektedir.

Erhan Arıklı

Erhan Arıklı bu seçimden en fazla yara alacak politikacı olacaktır.

Partisi içinde zaten pek de güçlü olmayan Arıklı, seçim başarısızlığı sonrası daha da güç kaybedecektir.

KKTC halkı Sayın Arıklı’nın zoraki aday olduğunu görmektedir.

Arıklı ikinci tura kalamayacak, partisi de büyük oranda ikinci turda Başbakan Tatar’ı destekleyecektir.

%82,4 TÜRKİYE’NİN GARANTÖRLÜĞÜNÜN AYNEN DEVAM ETMESİNİ İSTİYOR

Tablo 1. Araştırmaya Katılan Halkın Türkiye’nin Garantörlüğü Konusunda Ne Düşündüğüne İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan halkın Türkiye’nin garantörlüğü konusunda ne düşündüğüne ilişkin dağılım incelendiğinde % 82,4’ü aynen devam etmesi gerektiğini ifade ederken % 4,3’ü iptal edilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

CUMHURBAŞKANI AKINCI % 58,4 ORANINDA BAŞARISIZ

Tablo 2. Araştırmaya Katılan Halkın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 5 Yıllık Görev Süresince Kıbrıs Konusundaki Performansını Nasıl Bulduğuna İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan Halkın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 5 yıllık görev süresince Kıbrıs konusundaki performansını nasıl bulduğuna ilişkin dağılım incelendiğinde % 41,6’sı başarılı bulduğunu ifade ederken % 58,4’ü başarısız bulduğunu ifade etmektedir.

AKINCI % 60,2’YE GÖRE TÜRKİYE VE KKTC İLE İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNDE OLUMLU KATKI YAPMIYOR

Tablo 3. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’na Göre Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye ve KKTC ile İlişkilerin Geliştirilmesinde Nasıl Bir Rol Oynadığı ile İlgili Görüşlerine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’na göre Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye ve KKTC ile ilişkilerin geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadığı ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 30’u olumlu katkı yaptığını ifade ederken % 60,2’si olumlu katkı yapamadığını ifade etmektedir.

% 80,4 TÜRKİYE’NİN SONDAJ ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYOR

Tablo 4. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Mavi Vatan İçerisinde Türkiye’nin KKTC Halkı’nın Haklarının Korunması için Sismik Araştırma ve Sondaj Çalışmalarını Nasıl Değerlendirdiğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın mavi vatan içerisinde Türkiye’nin KKTC Halkı’nın haklarının korunması için sismik araştırma ve sondaj çalışmalarını nasıl değerlendirdiğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 80,4’ü desteklediğini ifade ederken % 10,2’i desteklemediğini ifade etmektedir.

% 81,2 İKİ AYRI DEVLETLİ ÇÖZÜM ÖNERİSİ İSTİYOR

Tablo 5. Araştırmaya Katılan Halkın Kıbrıs Sorunu ile İlgili Nasıl Bir Çözüm Getirilmesi ile İlgili Önerisine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan Halkın Kıbrıs sorunu ile ilgili nasıl bir çözüm önerisi getirilmesi ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 81,2’si iki ayrı devletli çözüm önerisi getirilmesi gerektiğini ifade ederken % 18,8’i Rumlarla federasyon getirmesi gerektiğini ifade etmektedir.

HALKIN % 82,7’Sİ “KAPALI MARAŞ AÇILSIN” DİYOR

Tablo 6.Kapalı Maraş Açılsın mı?

Halkın % 82,7’si Kapalı Maraş Açılsın diyor.

% 59,2 BAŞKANLIK SİSTEMİNİ GEREKLİ BULUYOR

Tablo 7. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Kuvvetler Ayrılığına Dayalı Çağdaş Bir Başkanlık Sistemi, İstikrarlı Hükümetlerin Ülkeyi Yönetmesi Açısından Gerekli Olup Olmaması ile İlgili Görüşlerine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın kuvvetler ayrılığına dayalı çağdaş bir başkanlık sistemi, istikrarlı hükümetlerin ülkeyi yönetmesi açısından gerekli olup olmaması ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 59,2’si gerekli olduğunu ifade ederken % 40,8’i gereksiz olduğunu ifade etmektedir.

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın Başbakan Ersin Tatar’ın Türkiye ziyareti sonrasında 100 yataklı hastane yapımını nasıl değerlendirdiğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 70,1’i olumlu bulduğunu  ifade ederken % 22,8’i olumsuz bulduğunu ifade etmektedir.

YARIN MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ OLSA % 40,2 İLE UBP BİRİNCİ PARTİ

Tablo 8. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Yarın Milletvekili Seçimi Olsa Oyunu Nasıl Kullanmak İstediğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın yarın milletvekili seçimi olsa oyunu nasıl kullanmak istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 40,2’si UBP’ye oy vermek istediğini ifade ederken % 25,2’si CTP’ye oy vermek istediğini ve % 11’i HP’ye oy vermek istediğini ifade etmektedir.

HALKIN %34’Ü ‘TATAR’, %30,2’Sİ İSE ‘AKINCI’ DİYOR

Tablo 9. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın 2020 Yılında Gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Kime Oy Vermek İstediğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde, % 34’ü Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken, % 30,2’si Mustafa Akıncı’ya ve %15,1’i ise Tufan Erhürman’a oy vermek istediğini ifade etmektedir.

2’NCİ TURDA % 54,1 İLE ERSİN TATAR KAZANIYOR

Tablo 10. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın 2020 Yılında Gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Seçim 2. Tura Kalsa ve Adaylar Sn. Tatar ve Sn. Akıncı Olsa Kime Oy Vermek İstediğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde Seçim 2. Tura Kalsa ve Adaylar Sn. Tatar ve Sn. Akıncı olsa kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 54,1’i Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken % 45,9’u Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ifade etmektedir.

GÜNDEM

”İSLAM KARŞITI BİR SİSTEM KURULMAK İSTENİYOR”

Türkiye  Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “İslam krizde” ve “İslam yapılandırılmalı” sözlerine bir kez daha tepki gösterdi. Erdoğan, İslam karşıtı açıklamaların, Batılı siyasetçilerin başarısızlıklarını kapatma çabası olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

”Yakın zamanda gündeme getirilen Fransız İslamı, Avrupa İslamı, Avusturya İslamı gibi kavramlar bunun en son örnekleridir. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un başını çektiği bu tür girişimlerin esas gayesi, İslam ile ve Müslümanlar ile hesaplaşmaktır.

”MACRON’UN ASIL GAYESİ İSLAM İLE HESAPLAŞMAK”

Dinin sadece evde yaşandığı dini sembollere müsaade edilmediği İslam karşıtı bir sistem kurulmak isteniyor. Dinin biçimlendirilmeye çalışıldığı bu sistemin adı demokrasi değil totaliterliktir. Dışarıdan sistemli şekilde yşürütülen saldırılar içeriden bu saldırılara zemin hazırlatan hatalar dinimizin ruhuna asla nüfuz edemeyecektir.”

Continue Reading

GÜNDEM

RUM BASINI: SANDIKTAN ERDOĞAN ÇIKTI…

KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçları, bugünkü Rum gazetelerinin manşetlerinde yer aldı.
Fileleftheros gazetesi “Seçim Sandığından Erdoğan Çıktı… Ankara İşgal Bölgelerindeki Sonuçlara Müdahale Ederek Ersin Tatar’ı Galip Çıkardı” başlık ve spotuyla aktardığı haberinde, seçimin kazananının Ersin Tatar olduğunu ve bu sonucun, tüm öngörüleri altüst ederek “malumu”, yani Ankara’nın KKTC’deki gelişmeleri belirleyecek sihirli değneği elinde bulundurduğunu teyit ettiğini iddia etti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ilk dakikalarda Tatar’ı tebrik ettiğini ve kendisi ile Kıbrıs Türk halkına dayanışma mesajı verdiğini belirten gazete, bunun yanı sıra Kıbrıs Türk tarafının treninin hangi raylarda gideceğini de belirlediklerini savundu.
Gazete, Tatar’ın gerek Kıbrıs sorunu, gerekse hidrokarbon yatakları ve çözümden önce doğalgaz gelirlerinin paylaşılması gibi diğer talepler hususunda dogmatik olarak Ankara’nın mantığını izleyeceğinin aşikar olduğunu ileri sürdü.
Kıbrıs sorununda bir sonraki günün sürprizlerle dolu olmayacağını belirten gazete, Tatar’ın BM Genel Sekreteri’nin gayrı resmi beşli konferans davetine olumlu yanıt vereceğini; ancak Ankara’nın sıkı tezlerini masaya koyacağını iddia etti.
Gazete, Maraş’ın da “sıcak mevzu” olduğunu; Türkiye’nin seçimin ilk turundan önce Maraş ile ilgili eyleminin Tatar’ın elini güçlendirmek için yapıldığını ve Türkiye’nin Maraş’ın açılması ve kolonizasyonu ile ilgili planlarının şimdiden sonra daha hızlı ilerleyeceğini öne sürdü.
Haberde, nihai sonucun Mustafa Akıncı’yı ve destekçilerini büyük hayal kırıklığına uğrattığı ve Akıncı’nın yaptığı açıklamada, siyaset hayatına son verdiğini kaydederek, seçim sonucuna Türkiye’nin müdahale ettiğine dair eleştirilerde bulunduğu belirtildi.
Alithia gazetesi “İşgal Bölgelerindeki Seçimde Erdoğan’ın Zaferi… Kıbrıs Donup Kaldı-Ülkücüler Bayram Ediyor” başlık ve spotuyla aktardığı haberinde, Güney Kıbrıs’ın seçim sonuçlarını ve Tatar’ın yüzde 51,74’lük oy oranıyla, yüzde 48,26’lık oy alan Mustafa Akıncı karşısında kazandığı zaferi duyduğunda “donup kaldığını” yazdı.
Gazete, işin özünde kazananın Erdoğan olduğunu ve yaptığı müdahalelerle “her istediğini yapan kendi siyasetçisini” seçtirdiğini öne sürdü.
Haberde, KKTC’de yeni bir sayfanın açıldığı, fırtınalı gelişmelerin olacağı, Akıncı’nın siyasetten çekildiği, ülkücülerin “bayram ettiği” ve herkesin, yeni Cumhurbaşkanı’nın takınacağı tutumu görmeyi beklediği ifade edildi.

Continue Reading

GÜNDEM

“TÜRKİYE’DE PETROL YOK SÖYLEMİ TARİHE GÖMÜLDÜ”

İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Karadeniz’de yapılan yeni doğal gaz keşfiyle toplam rezerv miktarının 405 milyar metreküpe çıktığını hatırlatarak, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın da sunmuş olduğu veriler doğrultusunda Sakarya Gaz Sahası’nda yıllık olarak 10 milyar metreküp mertebesinde doğal gaz üretimi gerçekleşirse, 2019 tüketim miktarlarına göre Türkiye’nin yıllık doğal gaz talebinin yüzde 22’sinin, yaklaşık 40 yıl boyunca bu rezervden sağlanması mümkün olacaktır.” dedi.
Biresselioğlu, Sakarya Gaz Sahası’nda yapılan yeni keşfe ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fatih sondaj gemisinin temmuz ayından bu yana Karadeniz’de çalışmalarını aktif bir şekilde sürdürdüğünü söyledi.
Zonguldak’ın 170 kilometre açıklarında Tuna-1 araştırma kuyusunda yapılan çalışmalarla birlikte 2 bin 100 metre derinlikte uluslararası standartlarda dev yatak kategorisine girebilecek 320 milyar metreküplük bir doğal gaz rezervi keşfedildiğini vurgulayan Biresselioğlu, “Hız kazanan çalışmalar, bin metre daha derine inildikçe iki katmanın daha var olduğunu göstermekte. Tuna-1 araştırma kuyusunda 4 bin 500 metreyi aşkın derinliğe inilerek tamamlanan arama çalışmalarında 85 milyar metreküplük ilave bir rezerv daha keşfedilmiş bulunmaktadır. Böylece, toplam rezerv miktarı 405 milyar metreküpe çıkmıştır. Bu miktar, Türkiye tarihinde keşfedilmiş en büyük hidrokarbon kaynağıdır.” dedi.
Önümüzdeki aylarda yine Sakarya sondaj sahasında Türkali-1 kuyusunda doğal gaz çalışmalarının devam edeceğine işaret eden Biresselioğlu, “Burada alınacak olumlu sonuçlar ile de bu miktarın daha da artması beklenmektedir. Temmuz ayında keşfedilen rezerv ve bunu takiben yeni sismik çalışmalarla yapılan rezerv miktarı revizyonu, Türkiye için pek çok fırsatı beraberinde getirebilir. Başta enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, cari açığın düşürülmesi ve daha büyük bir çerçevede enerji güvenliğinin arttırılması gibi fırsatların elde edilebileceği beklenmektedir.” diye konuştu.
Biresselioğlu, keşfedilen rezervlerin uluslararası arenada da Türkiye’nin enerji diplomasisinde daha aktif bir oyuncu olmasını sağlayacağını ve stratejik karar alma süreçlerine daha fazla katılım sağlayabilmesi gibi siyasi sonuçları da beraberinde getireceğini kaydederek, şunları söyledi:
“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının da sunmuş olduğu veriler doğrultusunda Sakarya Gaz Sahası’nda yıllık olarak 10 milyar metreküp mertebesinde doğal gaz üretimi gerçekleşirse, 2019 tüketim miktarlarına göre Türkiye’nin yıllık doğal gaz talebinin yüzde 22’sinin, yaklaşık 40 yıl boyunca bu rezervden sağlanması mümkün olacaktır. Yapılan yeni sismik çalışmalar ve rezerv miktarı revizyonları ise söz konusu üretim miktarının kademeli olarak artması anlamına gelmektedir. İlk olarak Temmuz ayında keşfedilen 320 milyar metreküplük doğal gaz rezervi Türkiye’nin 7 yıllık ihtiyacına karşılık gelirken, duyurulan ek rezerv ile birlikte bu süre 10 yıla yaklaşmaktadır. Diğer sahalarda yapılacak keşiflerle bu rakamların artması da beklenmektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin denizde yapacağı aramalara devam etmesi de önemlidir.”
“REZERV KOLAYCA TİCARİLEŞTİRİLEBİLECEK BİR ALANDA”
Sakarya Gaz Sahası’nın büyük enerji şirketlerinin yatırım yaptığı Romanya ve Bulgaristan doğal gaz arama sahalarına yakınlığı sebebiyle oldukça stratejik bir noktada olduğunu belirten Biresselioğlu, aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası lokasyonunun bulunan rezervin üretime geçmesi durumunda kolayca ticarileştirilebileceği bir alanda bulunduğuna işaret etti.
Biresselioğlu, Tuna-1 kuyusunda elde edilen tecrübe ve Karadeniz’de daha önce yapılmış sondajlarda elde edilen bilgi birikimi ve uluslararası iş birlikleriyle Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de keşiflerin devam edebileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:
“Sakarya Gaz Sahası ve yapılan doğal gaz keşfi ile birlikte, uzun vadede Türkiye’nin değişmekte olan enerji politikasından en çok etkilenecek ülkenin her ne kadar son yıllarda ithalattaki payı azalsa da Rusya olması beklenmektedir. Sakarya doğal gaz sahasında yapılan keşiflerin zamanlamasının Türkiye’nin en önemli gaz tedarikçisi Rusya ile sözleşme güncelleme dönemine denk gelmesi ve rezervin potansiyeli, Karadeniz’deki rezervin önemini arttıran unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu rezerv ve keşfedilecek diğer rezervler, uluslararası alanda Türkiye’nin elini güçlendirebilir. Aynı zamanda, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yeni keşiflerin yapılması halinde, Türkiye doğal gaz üretiminde uzun vadede söz sahibi konuma gelebilir. Bu kapsamda, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de, arama çalışmaları, doğal gaz üretimi, ihracat bağlantıları gibi alanlarda uluslararası işbirlikleri de gündeme gelecektir. Burada önemli olan başka bir husus ise enerji güvenliği kavramı çerçevesindeki tedarik güvenliğidir. Türkiye’nin keşfettiği rezervler sayesinde, diğer ülkelerden, siyasi gelişmelerden, pazar koşullarından etkilenmeyen bir doğal gaz tedariğine sahip olması bu konudaki belirsizlik ve risklerin de azalması anlamına gelecektir.” 
“TÜRKİYE’DE PETROL YOK SÖYLEMİ TARİHE GÖMÜLDÜ”
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de, Tuna-1 kuyusunda daha alt katmanlarda ulaşılan seviyelerin test edilmesi neticesinde yüzde 26 oranında bir rezerv artışı sağlandığını belirtti.
Türkiye’nin hidrokarbon tarihindeki en büyük rezervi keşfettiğini ve bu keşfi Karadeniz gibi zor bir alanda, bakir bir bölgede, derin denizde gerçekleştirdiğini vurgulayan Akyener, “Türkiye, yakaladığı büyük balık ile Türkiye’de petrol yok söylemini tarihe gömmüş, bu bağlamda yeni umutların yeşermesini sağlamıştır. Tüm bu süreçleri de profesyonel bir şekilde yerli imkanlarla yönetebilmiştir.” dedi.
Akyener, 405 milyar metreküplük bir rezerve sahip gaz sahasının ortalama 16 ila 16,5 milyar metreküp arasında bir plato seviyesiyle üretilebileceğini ve ilk üretimin 2023’te başlayacağı varsayılırsa 2027’lerde Türkiye’nin üretiminin neredeyse yüzde 30’unun yerli kaynakla gerçekleşebileceğini söyledi.
Keşfedilen rezerv miktarının ne anlama geldiğinin bazı kıyaslamalar yapılarak anlaşılabileceğini ifade eden Akyener, şunları kaydetti:
“Örneğin üzerinde büyük kavgaların döndüğü Doğu Akdeniz’e odaklanırsak, Mısır kendi kaynak potansiyelini üreterek, LNG yoluyla ihracat çalışmaları yapmakta, İsrail ise tam kapasite üretime geçebilmek için Türkiye gibi bir rotaya veya büyük bir markete ihtiyaç duymakta. Geriye keşfedilmiş ve üzerinde kavgaların döndüğü rezerv anlamında sadece Kıbrıs adasının güneyindeki Afrodit, Calipso ve Glaucus yapıları kalmakta. Bu üç yapının tahmini rezervlerini topladığımızda ise yaklaşık olarak 319 milyar metreküplük bir hacim ortaya çıkmakta. Dolayısıyla, Türkiye Karadeniz’de Doğu Akdeniz’deki kavganın enerji boyutu noktasındaki sebepleri dahilinde masada duran pastadan daha büyük bir pastayı keşfetmiş durumdadır. Öte yandan ilave 85 milyar metreküplük rezerv artışı ise neredeyse 89 milyar metreküplük Glaucus yapısı ile aynı oranda kaynağa sahiptir. Yani bu rezerv artışı ile her ne kadar aynı saha içerisinde olsa da, Türkiye sanki yeni bir saha bulmuş gibidir. Öte yandan bu keşiflerle Türkiye’nin eli, Güney Gaz Koridoru fikrini her yönlü destekleyen AB ve ABD ile en büyük gaz ihracatçısı konumunda olan Rusya karşısında daha da güçlenecektir. Bu sektör dahilinde geliştirilen milli teknolojiler, mavi vatanımızda çok daha büyük atılımların yapılabilmesine zemin hazırlayacaktır.”

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM