Connect with us

GÜNDEM

GEZİCİ ANKETİ’NE GÖRE “TATAR 2’NCİ TURDA KAZANIYOR”

Gezici Anketi’ne göre araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçim 2. tura kalsa ve adaylar Başbakan Ersin Tatar ve Cumhurbaşkanı Mustafa  Akıncı olsa kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 53,3’ü Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken % 46,7’si Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ifade etti.

Gezici Araştırma Şirketi tarafından, KKTC genelinde sosyal, ekonomik, politik konular ile ilgili seçmenin algısını belirlemek üzere 21-22- 23 Ağustos 2020 tarihlerinde yapılan anketin sonuçları yayımlandı. Gezici Araştırma Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gezici anket sonuçlarını basın toplantısında açıkladı:

“TATAR 2’NCİ TURDA KAZANIYOR”

Anketimizin sonuçları incelendiğinde Sayın Ersin Tatar ile Sayın Mustafa Akıncı arasında geçeceğinin kesin olduğu net bir şekilde görülmektedir. İki adayda oylarını bir önceki aya göre biraz daha oylarını artırdı diyebiliriz.  Seçim ilk turda bitmeyecek ve bu iki aday Sayın Akıcı ile Sayın Tatar ikinci tura kalacaklardır. Bu da şu an için birinci turda başa baş bir yarışın devam etmekte olduğunu göstermektedir.

Ancak ikinci turda Sayın Tatar’ın az farkla da olsa kazanacağını düşünenlerin Akıncı’nın kazanacağını düşünenlerden fazla olduğunu da belirtmekte fayda var.

Bu noktada şuna dikkatinizi çekmek ve adayların durumları ile ilgili kısa değerlendirmelerimizi sizlere aktarmak istiyorum;

ERSİN TATAR

Başbakan Ersin Tatar’ın dünyada yeniden yükselişe geçen pandemi sürecinde halkın geneline yönelik aldığı riskler takdir topluyor. Sayın Tatar, Cumhurbaşkanı Akıncı ve muhalefetin ‘ülkeyi kapatalım’ anlayışına karşı, ülkenin kaosa sürüklenmesini engelleyen adımların atılmasını sağladı. Başbakan Tatar’ın, pandemi hastanesinin yapılışını hızlandırması, Türkiye’nin bu süreçte her anlamda desteği halk arasında önemsenen noktaya geldi.

Bunun yanında Kuzey Kıbrıs’a gelen suyun tamir süreci ile ilgili son noktanın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay ile birlikte halka gösterilmesi önemliydi. Kıbrıs Türk Halkı’nın ezici çoğunluğu hem sosyal hem de ekonomik olarak geleceğinin Türkiye ile iyi ilişkilerden geçtiğini ifade etmektedir.

Sn. Tatar’ın Doğu Akdeniz konusunda gösterdiği duruş, halk arasında takdir toplamaktadır. Türkiye’nin başta Yunanistan, Fransa ve Rum Yönetimi ile Doğu Akdeniz’de verdiği mücadeleye Kıbrıs’tan destek çıkılması halkın istediği bir siyasi anlayış.

Daha önceki raporlarda da belirttiğimiz gibi ekonomik olarak memurların maaşlarında sorun yaşanmaması, Türkiye ile ilişkilerin en üst seviyede olması, Türkiye ile yeni bir İktisadi ve Mali İşbirliği Antlaşması Tatar’a büyük artılar getirmektedir.

Tatar’ın Kapalı Maraş’ın açılması sürecinde izlediği politika, Kıbrıs konusunda gösterdiği hedef de halk tarafından desteklenmektedir.

UBP’de son dönemde, ‘bu seçim Tatar’ın değil, UBP’nin seçimidir’ söylemlerinin yükselmesi de dikkat çekicidir.

UBP tabanı, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kazanılması sonrasında tek başına iktidar olacaklarını gördükleri için seçimlere daha çok sahip çıkmaktadır.

UBP’de kaybedilecek bir seçimin partinin geleceğinin felaket olacağı anlamına gelmektedir.

UBP tabanında, partinin adayı dışında bir adayı destekleyecek olanların da parti içerisindeki geleceklerinin olmayacağı ifade edilmektedir.

Hem UBP tabanı hem de Kıbrıs Türk Halkı, Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte hem ekonomik hem de sosyal anlamda geleceklerinin parlak olacağını düşünmektedir.

Sn. ErsinTatar’ın Cumhurbaşkanı seçileceği kesin gibidir.

MUSTAFA AKINCI:

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Doğu Akdeniz’de yaşananlar karşısında inisiyatif alamaması halk arasında dikkat çekmektedir.

Kıbrıs Türk Halkı, Türkiye ile birlikte Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatleri konusunda rol almak istemektedir.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Türkiye ile kavga eden bir pozisyonda olması bunun zor olacağını göstermektedir.

Sayın Akıncı’nın yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin seçimlere müdahale ettiğini iddia etmesi ve Türkiye’yi suçlayıcı bir dil kullanması da halk arasında ciddi tepki çekmektedir.

Kıbrıs Türk Halkı her açıklamasında Türkiye’yi suçlayan bir Cumhurbaşkanı değil, Türkiye ile ortak noktada buluşabilecek bir Cumhurbaşkanı istemektedir.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Saray’a kapanmış bir görüntüsü de öne çıkmaktadır.

Uluslararası aktörler de Türkiye ile kavga eden bir görüntüsü ile öne çıkan Akıncı’nın seçimlerde favori bir aday olduğunu düşünmemektedir.

Kapalı Maraş’ın açılma sürecindeki tutumu da dikkat çekmektedir. Rumların, ‘Türk yönetiminde açılacak Maraş’a geliriz’ demesine karşın Akıncı’nın ‘Maraş açılamaz’ görüşünü öne sürmesi anlaşılır olarak değerlendirilmemektedir.

Kıbrıs sorunu çözeceğim diyerek göreve gelen Akıncı’nın, Rum lider Anastasiadis karşısında hiç bir ilerleme sağlamaması en büyük dezavantajlarındandır.

Halk, Akıncı’nın 5 yıllık süreçteki Kıbrıs konusundaki performansını başarısız görmektedir.

Pandeminin başlangıcında binlerce vakadan ve ölümden bahseden Akıncı’nın, dünyada yükselen kovid-19 vakaları karşısında sadece hükümeti suçlaması halk arasında eleştirilmektedir. Halk dünya devletlerinin dahi pandemi karşısında nasıl çaresiz kaldığını görmektedir.

Halk, tanınmayan ve dünya ile bağlantısı sadece Türkiye üzerinden olan Kuzey Kıbrıs’ı başarılı görmektedir.

Akıncı’nın Türkiye ile kapıları kapatalım politikası güderken, Güney ile kapıların açık kalması anlayışı da tepki çekmektedir. Kıbrıs Türk Halkı, her açıklaması ve eyleminde Türkiye’nin hedef yapılmasını onaylamamaktadır.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Kıbrıs Türk halkı, Türkiye ile iyi ilişkiler istemektedir. Bunun yanında onurlu bir duruşu; asla bir kafa tutan anlayış olarak görmemektedir.

Halk, Akıncı’nın Kıbrıs konusunda ve Doğu Akdeniz’de söyleyecek bir sözünün atacak bir adımının olmadığını, bu nedenle seçimlerin göbeğine Türkiye’yi yerleştirdiğini düşünmektedir.

Halkın çoğunluğu Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını istemektedir. Halk, Akıncı’nın 5 yıllık performansı ile bunun başarılamayacağına gördü.

Akıncı’nın taraftarlarının CTP’nin tabanına yönelik söylemleri ve hareketleri de zayıflık olarak değerlendirilmektedir. CTP tabanının çoğunluğu 2015’te seçilmesine yardım ettikleri Akıncı’nın agresif tavrını reddetmektedir.

Akıncı’nın yarışı kazanma şansı, Tatar karşısında imkansızdır.

TUFAN ERHÜMAN

Sayın Tufan Erhürman’ın en büyük dezavantajı parti tabanıdır. Parti tabanı Erhürman’a güvenmemekte ve desteğini Akıncı’dan yana kullanmaktadır. Erhürman’ın tabanını ikna edememesi seçimin ilk turda kaybedilmesi anlamına gelmektedir. CTP tabanı Erhürman’ın Başbakan olarak kalmasını istemektedir.

CTP’de, Cumhurbaşkanlığı seçimleri değil de genel seçimlere gidiliyor görüntüsü de vardır. Erhürman’ın, Kıbrıs konusundaki düşüncelerden çok genel seçimleri ilgilendiren konulara değinmesi zayıflık olarak görünmektedir.

Halk arasında güvenilir olarak da bilinen Erhürman’ın, Tatar ve Akıncı karşısında ikinci tura kalma şansı yoktur. CTP tabanının çoğunluğu Akıncı diyecektir, ama azımsanmayacak bir oranda CTP’linin de (Akıncı’nın tabanının tavırları nedeniyle) ikinci turda sandığa gitmeyeceği değerlendirilmektedir.

Kudret Özersay

Daha önceki anketlerde de söylediğimiz gibi Sayın Kudret Özersay’ın ikinci tura kalma şansı yoktur. Özersay’ın marjinal bir grubun oyunu alabilirim düşüncesiyle net ifadeler kullanmaması dikkat çekmektedir.  Özersay’ın sosyal medyada yazılan her yorum karşısında dahi halkın çoğunluğunu değil de bir grubu memnun edecek söylemlerde de bulunması hem parti tabanın da hem de sağ kesimde rahatsız edici olarak değerlendirilmektedir.

Kıbrıs konusunda ve Kapalı Maraş’ın açılmasıyla ilgili yalpalayan bir politika izlemesi de tepki çekmektedir. Halk, Kapalı Maraş’ın açılma sürecinin Özersay’ın tavrı nedeniyle yavaşladığını düşünmektedir.

Özersay’ın, ‘bu iş başka’ sloganıyla devam ettiği seçimlerde, ikinci tura kalma şansı hiç yoktur.

HP tabanının, büyük bir çoğunluğu da ikinci turda Tatar’a destek vereceklerini ifade etmektedir.

Erhan Arıklı

Sayın Erhan Arıklı, hem parti içerisindeki kavgalar hem de izlediği siyasi anlayışla halkı endişelendiren bir görüntü sergilemektedir. Kullandığı dil ayrıştırıcı olarak değerlendirilmektedir. Kıbrıs Türk Halkı, ‘sadece Türkiyeli seçmenlerin partisiyim’ görüntüsü veren Arıklı’ya güvenmemektedir. Seçim çalışmalarında Türkiye’ye yönelik de, ‘Türkiye’ye rağmen büyüyoruz’ iddiaları Türkiyeli seçmenlerin de partiden uzaklaşmasına neden olmuştur. Arıklı seçmeni kutuplaştırıyor çoğulcu politika yürütmüyor siyasetten kopma noktasına gelmiştir. Arıklı’nın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusundaki politikaları da zayıf olarak değerlendirilmektedir.

YDP tabanının büyük bir çoğunluğu % 80’nı ikinci turda Sn. Ersin Tatar’a destek vereceklerini ifade etmektedir.

Serdar Denktaş

Sayın Serdar Denktaş’ın, yaptığı toplantılarda da Türkiye’yi suçlayıcı bir dil kullanması, babası Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da tenkit etmesi sağ tabanda kabul edilemez olarak değerlendirilmektedir. Denktaş’ın başarısız olacağını bile bile seçimlere girmesi bir amaç olarak değerlendirilmektedir. DP tabanının büyük bir çoğunluğu yani % 85’i ikinci turda Sn. ErsinTatar’a destek vereceklerini ifade etmektedir.

% 78,2 İKİ AYRI DEVLETLİ ÇÖZÜM ÖNERİSİ İSTİYOR

Tablo 1. Araştırmaya Katılan Halkın Kıbrıs Sorunu ile İlgili Nasıl Bir Çözüm Getirilmesi ile İlgili Önerisine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan Halkın Kıbrıs sorunu ile ilgili nasıl bir çözüm önerisi getirilmesi ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 80,9’u iki ayrı devletli çözüm önerisi getirilmesi gerektiğini ifade ederken % 19,1’i Rumlarla federasyon getirmesi gerektiğini ifade etmektedir.

% 81,9 TÜRKİYE’NİN GARANTÖRLÜĞÜNÜN AYNEN DEVAM ETMESİNİ İSTİYOR

Tablo 2. Araştırmaya Katılan Halkın Türkiye’nin Garantörlüğü Konusunda Ne Düşündüğüne İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan halkın Türkiye’nin garantörlüğü konusunda ne düşündüğüne ilişkin dağılım incelendiğinde % 81,9’u aynen devam etmesi gerektiğini ifade ederken % 4’ü iptal edilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

CUMHURBAŞKANI AKINCI % 62,3 ORANINDA BAŞARISIZ

Tablo 3. Araştırmaya Katılan Halkın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 5 Yıllık Görev Süresince Kıbrıs Konusundaki Performansını Nasıl Bulduğuna İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan Halkın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 5 yıllık görev süresince Kıbrıs konusundaki performansını nasıl bulduğuna ilişkin dağılım incelendiğinde % 37,7’si başarılı bulduğunu ifade ederken % 62,3’ü başarısız bulduğunu ifade etmektedir.

AKINCI % 58,9’A GÖRE TÜRKİYE VE KKTC İLE İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNDE OLUMLU KATKI YAPMIYOR

Tablo 4. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’na Göre Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye ve KKTC ile İlişkilerin Geliştirilmesinde Nasıl Bir Rol Oynadığı ile İlgili Görüşlerine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’na göre Cumhurbaşkanı Akıncı, Türkiye ve KKTC ile ilişkilerin geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadığı ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 30’u olumlu katkı yaptığını ifade ederken % 58,9’u olumlu katkı yapamadığını ifade etmektedir.

% 70,1’E GÖRE TATAR’IN 100 YATAKLI HASTANE YAPIMINI OLUMLU BULUYOR

Tablo 5. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Başbakan Ersin Tatar’ın Türkiye Ziyareti Sonrasında 100 Yataklı Hastane Yapımını Nasıl Değerlendirdiğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın Başbakan Ersin Tatar’ın Türkiye ziyareti sonrasında 100 yataklı hastane yapımını nasıl değerlendirdiğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 70,1’i olumlu bulduğunu  ifade ederken % 22,8’i olumsuz bulduğunu ifade etmektedir.

%59,6 AKINCI’NIN HALKLA BÜTÜNLEŞMESİNİ YETERSİZ BULUYOR

Tablo 6. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Halkla Bütünleşmesini, Kaynaşmasını Yeterli Bulup Bulmadığına İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Halkla bütünleşmesini, kaynaşmasını yeterli bulup bulmadığına ilişkin dağılım incelendiğinde % 40,4’ü yeterli bulduğunu ifade ederken % 59,6’sı yetersiz bulduğunu ifade etmektedir.

%78,7 MARAŞ’IN AÇILMASININ KIBRIS TÜRKLERİNİN YARARINA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Tablo 7. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Maraş’ın Açılmasının Kıbrıs Türklerinin Yararına Olup Olmadığı ile İlgili Görüşlerine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın Maraş’ın açılmasının Kıbrıs Türklerinin yararına olup olmadığı ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 78,7’si yararına olacağını ifade ederken % 12,6’sı zararına olacağını ifade etmektedir.

% 57 BAŞKANLIK SİSTEMİNİ GEREKLİ BULUYOR

Tablo 8. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’na Göre Kuvvetler Ayrılığına Dayalı Çağdaş Bir Başkanlık Sistemi, İstikrarlı Hükümetlerin Ülkeyi Yönetmesi Açısından Gerekli Olup Olmaması ile İlgili Görüşlerine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın kuvvetler ayrılığına dayalı çağdaş bir başkanlık sistemi, istikrarlı hükümetlerin ülkeyi yönetmesi açısından gerekli olup olmaması ile ilgili görüşlerine ilişkin dağılım incelendiğinde % 57’si gerekli olduğunu ifade ederken % 26,3’ü gereksiz olduğunu ifade etmektedir.

% 84,9 TÜRKİYE’NİN SONDAJ ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYOR

Tablo 9. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Mavi Vatan İçerisinde Türkiye’nin KKTC Halkı’nın Haklarının Korunması için Sismik Araştırma ve Sondaj Çalışmalarını Nasıl Değerlendirdiğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın mavi vatan içerisinde Türkiye’nin KKTC Halkı’nın haklarının korunması için sismik araştırma ve sondaj çalışmalarını nasıl değerlendirdiğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 84,9’u desteklediğini ifade ederken % 6,5’i desteklemediğini ifade etmektedir.

Mustafa Akıncı’YA OY VERMEYECEĞİNİ BELİRTENLERİN GEREKÇESİ ‘TÜRKİYE İLE İYİ İLİŞKİ KURULMAMASI’

Tablo 10. Araştırmaya Katılan ve Sn. Mustafa Akıncı’ya “Hayır Oy Vermem” Diyen Halkın Nedenlerine İlişkin Dağılım

YÜZDE 80,2’NİN BEKLENTİSİ TÜRKİYE İLE İYİ İLİŞKİLER KURULMASI

Tablo 11. Araştırmaya Katılan KKTC Halkının 2020 Cumhurbaşkanlığı Seçiminden Sonra Görev Yapacak Cumhurbaşkanından Beklentilerinin Neler Olduğuna İlişkin Dağılım

*Araştırmaya katılan halk birden fazla tercih yapmıştır.

%72,5 AKINCI İLE TÜRKİYE’NİN ARASININ SOĞUK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Tablo 12. Araştırmaya Katılan Halkın Türkiye ile KKTC Cumhurbaşkanı Arasındaki İlişkilerin Soğuk Olduğunu Düşünüp Düşünmemesine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan halkın Türkiye ile KKTC Cumhurbaşkanı arasındaki ilişkilerin soğuk olduğunu düşünüp düşünmemesine ilişkin dağılım incelendiğinde % 72,5’i soğuk olduğunu ifade ederken, % 27,5’i ise soğuk olmadığını ifade etmektedir.

YARIN MİLLETVEKİLİ SEÇİMİ OLSA % 39,3 İLE UBP BİRİNCİ PARTİ

Tablo 13. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın Yarın Milletvekili Seçimi Olsa Oyunu Nasıl Kullanmak İstediğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın yarın milletvekili seçimi olsa oyunu nasıl kullanmak istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 39,3’ü UBP’ye oy vermek istediğini ifade ederken % 25.9’u CTP’ye oy vermek istediğini ve % 11’i HP’ye oy vermek istediğini ifade etmektedir.

Tablo 14. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın 2020 Yılında Gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Kime Oy Vermek İstediğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde, % 33,9’u Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken, % 29,7’si Mustafa Akıncı’ya ve % 14,7’si ise Tufan Erhürman’a oy vermek istediğini ifade etmektedir.

%34,8 ERSİN TATAR’IN KIBRIS TÜRK HALKININ ÇIKARLARINI SAVUNACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

Tablo 15. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’na Göre Kuzey Kıbrıs Türk Halkı’nın Çıkarlarını Müzakerede En İyi Temsil Edecek İsmin Kim Olduğuna İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’na göre Kuzey Kıbrıs Türk Halkı’nın çıkarlarını müzakerede en iyi temsil edecek ismin kim olduğuna ilişkin dağılım incelendiğinde % 30,4’ü Mustafa Akıncı’nın olduğunu ifade ederken % 34,8’i Ersin Tatar olduğunu ifade etmektedir.

2’NCİ TURDA % 53,3 İLE ERSİN TATAR KAZANIYOR

Tablo 16. Araştırmaya Katılan KKTC Halkı’nın 2020 Yılında Gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Seçim 2. Tura Kalsa ve Adaylar Sn. Tatar ve Sn. Akıncı Olsa Kime Oy Vermek İstediğine İlişkin Dağılım

Araştırmaya katılan KKTC Halkı’nın 2020 yılında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde seçim 2. Tura Kalsa ve adaylar Sn. Tatar ve Sn. Akıncı olsa kime oy vermek istediğine ilişkin dağılım incelendiğinde % 53,3’ü Ersin Tatar’a oy vermek istediğini ifade ederken % 46,7’si Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ifade etmektedir.

Araştırmaya Katılan Halkın Yarın Milletvekili Genel Seçimleri Olsa Kime Oy Vermek İstediği ile Seçim 2. Tura Kalsa Kime Oy Vermek İstediği Arasındaki İlişki 

Yarın Milletvekili Seçimi Olsa Oyunuzu Nasıl Kullanırsınız? 2020 Yılında Gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Seçim 2. Tura Kalsa Kime Oy Vermek İstersiniz?
Ersin TatarMustafa AkıncıKararsızımToplam
Ulusal Birlik Partisi (UBP)78,314,27,5100
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)10,966,322,8100
Halkın Partisi (HP)47,715,436,9100
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP)2,497,6,0100
Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP-YG)14,385,7,0100
Demokrat Parti (DP)83,3,016,7100
Yeniden Doğuş Partisi (YDP)75,619,54,9100
Milliyetçi Demokrasi Partisi33,333,333,3100
Karma Oy25,358,216,5100
Sandığa Gitmem24,127,748,2100
Kararsız35,637,926,4100

Araştırmaya katılan halkın yarın milletvekili genel seçimleri olsa kime oy vermek istediği ile seçim 2. Tura kalsa kime oy vermek istediği arasındaki ilişki incelendiğinde UBP’ye oy verenlerin % 78,3’ü Ersin Tatar’ a oy vermek istediğini ifade ederken % 14,2’si Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ifade etmektedir.

GÜNDEM

“TÜRKİYE’NİN BEŞLİ KONFERANS ÖNERİSİ, KIBRIS KONUSUNDA BİR ANLAŞMA İÇİN SON ŞANSTIR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türkiye’nin beşli konferans önerisi, Kıbrıs konusunda bir anlaşma için son şanstır.” dedi.
Cumhurbaşkanlığı görevini devraldıktan sonra ilk resmi ziyaretini Türkiye’ye düzenleyen Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ikili görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. 
Tatar, KKTC’nin açıkça reddetmesine rağmen Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığı ile etkin garantörlük hakkını sıfırlama hedefinin vazgeçilmez bir anlaşma koşulu olarak masaya getirildiğini belirterek, “Türkiye’nin beşli konferans önerisi, Kıbrıs konusunda bir anlaşma için son şanstır.” mesajını verdi.
Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alınması için KKTC’nin de katılacağı bir konferans toplanması önerisinin de son derece gerçekçi ve yapıcı olduğunun altını çizen Tatar, “Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın, milletimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine asla razı olmayız.” diye konuştu.

Continue Reading

GÜNDEM

TATAR VE ERDOĞAN ORTAK BASIN TOPLANTISI YAPTI

Ankara’da bulunan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki baş başa görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler.
Görüşmede, Kıbrıs meselesi  ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alındığı belirtildi.
TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı’nda KKTC’ye geleceğini, törenlere ve Pandemi Hastanesi’nin açılışına katılacağını belirterek, “İadeyi ziyaret ve Maraş’ta da piknik yaparız” dedi.
Türk tarafının Kıbrıs’ta adil kalıcı sürdürülebilir bir çözümden yana olduğuna dikkat çeken Erdoğan, çözüm için federasyonun geçerli model olmaktan çıktığını yeni fikirlerle masaya oturulması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan “Kıbrıs’ta zaten şu an iki ayrı halk ve iki ayrı devlet var” diyerek, çözümün temelinin adadaki gerçeklere göre olması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kıbrıs Türkünü dikkate almayan hiçbir girişimin başarılı olamayacağını da vurguladı.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da “Türkiye’nin beşli konferans önerisi, Kıbrıs konusunda bir anlaşma için son şanstır” dedi. 
Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alınması için KKTC’nin de katılacağı bir konferans toplanması önerisinin de son derece gerçekçi ve yapıcı olduğunun altını çizen Tatar, “Bizim kimsenin hakkında gözümüz yoktur ama halkımızın, milletimizin hak ve hukukunun çiğnenmesine asla razı olmayız” diye konuştu.

Continue Reading

GÜNDEM

“BM’NİN, İNSAN ODAKLI BİR YAPIYA KAVUŞTURULMASI MECBURİYET ARZ ETMEKTEDİR”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının daha temsili, demokratik, hesap verebilir, etkin, şeffaf, adil ve insan odaklı bir yapıya kavuşturulması, Kovid-19 salgınının da teyit ettiği üzere, mecburiyet arz etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın kuruluşunun 75. yıl dönümü” dolayısıyla mesaj yayımladı.

Mesajında, Türkiye’nin kurucu üyeleri arasında yer aldığı BM Teşkilatı’nın kuruluşunun 75’inci yıl dönümünü tebrik eden Erdoğan, “Türkiye, kurallara dayalı küresel sistemin merkezinde bulunan BM’nin temsil ettiği değerlerin ve çok taraflılık ilkesinin güçlü bir destekçisi ve savunucusudur.” ifadelerini kullandı.

BM açısından tarihi bir önem taşıyan bu dönemde, eski AB Bakanı, Başmüzakereci ve İstanbul Milletvekili Büyükelçi Volkan Bozkır’ın BM Genel Kurul Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Erdoğan, “BM üyesi 193 ülkenin eşit şekilde temsil edildiği ve uluslararası toplumun ortak iradesini ve vicdanını yansıtan BM Genel Kurulu’na ilk kez bir Türk vatandaşının başkanlık etmesi uluslararası toplumun ülkemize yönelik desteğinin ve itimadının bir tezahürüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin BM’nin barışı koruma operasyonlarına Kore Savaşı’ndan bu yana personel katkısı sağladığını, BM bünyesinde Medeniyetler İttifakı ve Barış için Arabuluculuk gibi iki önemli girişimin liderliğini sürdürdüğünü aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“BM siyasetimizin bir diğer boyutu ise 2030 Sürdürülebilir Kalkınma gündeminin hayata geçirilmesidir. Bu anlayışla En Az Gelişmiş Ülkelerin (EAGÜ) Dostları Grubu’nun eşbaşkanlığını yürütüyor, Yoksullukla Mücadele İttifakı’nda sorumluluk üstleniyor, EAGÜ Teknoloji Bankasına ev sahipliğini yapıyoruz. EAGÜ’nin, mültecilerin ve diğer savunmasız grupların Kovid-19 salgınıyla mücadelesine en büyük katkıyı sağlayan ülkelerden biriyiz. Mart ayından bu yana din, dil, ırk ayrımı gözetmeden, dünya genelinde 154 farklı ülkenin ve sekiz uluslararası kuruluşun destek çağrısına olumlu cevap verdik.”

Erdoğan, Türkiye’nin ayrıca, çevre sorunları, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadelede öncü bir rol oynadığı, bu anlayışla BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 16’ncı Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapacaklarını belirterek “Sera gazı emisyonlarında tarihi sorumluluğu yok denecek kadar az olan bir ülke olarak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında hak ettiğimiz konuma ulaşma çabalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin güçlü ekonomik göstergelerinin neticesi olarak BM genel bütçesine en fazla katkı sağlayan 15 üye devlet arasında olduğuna da işaret eden Erdoğan, “BM’nin 25 farklı temsilcilik ve ofisi, beş ayrı ilimizde faaliyet göstermektedir. BM siyasetimizin önemli bir veçhesi kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan İstanbul’u bir BM merkezi haline getirmektir. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.” değerlendirmesini yaptı.

İnsani diplomasinin Türkiye’nin BM’de önem ve öncelik atfettiği konuların başında geldiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“2016 yılında ilk Dünya İnsani Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye, insani yardımlarının milli gelirine oranı itibarıyla dünyanın en cömert ülkesidir. Sınırlarımız içinde geçici koruma sağladığımız dört milyona yakın insana ilaveten, kriz bölgelerinde hayatta kalma mücadelesi veren sivillere yönelik de insani yardım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

Öte yandan, BM teşkilatının daha temsili, demokratik, hesap verebilir, etkin, şeffaf, adil ve insan odaklı bir yapıya kavuşturulması, Kovid-19 salgınının da teyit ettiği üzere, mecburiyet arz etmektedir. Bu doğrultuda, başta Güvenlik Konseyi olmak üzere, BM sisteminin reformuna yönelik çabalara ‘Dünya beşten büyüktür’ şiarıyla katkıda bulunuyoruz. BM’nin uluslararası barış, istikrar, kalkınma ve adalete katkıda bulunmaya devam edeceği inancıyla 24 Ekim ‘Birleşmiş Milletler Günü’nü içten dileklerimle kutluyorum.”

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM