Connect with us

GÜNDEM

BU GÜN BAYRAM ÇOCUKLAR

Ne güzel şarkıdır “Bu Gün Bayram Erken Kalkın Çocuklar”.Sevgili Barış Manço’ yu da sevgiyle anarım hep…Ama bu bayram biraz farklı corona belası tüm dünyayı etkilediği ve sarstığı gibi güzel ülkemizi de de kendini gösterdi..Alınan tedbirlerle nisbeten daha hafif atlatacağız.Allah isterse.Ama gene de bu bayram geleneksel ritüellerimizi ananevi aile yemeklerimizi,ev ziyaretlerini ,el öpmeleri, sarılma ,öpüşme ve kucaklaşmaları askıya alalım elden geldiğince..Hiçbir güçlük ebedi değildir..Bu da geçecek .ve kutlayacağımız güzel bayramlar daha olacak.Bu haftanın öyküsü  Aziz Nesin ustadan adı “Bayram Tebriği”

Bilmem artık bayram tebriği yazılıyor mu? .Ben kendi şahsıma çok uzun zamandır bir bayram tebriği aldığımı hatırlamıyorum.Onun yerini telefon görüşmeleri,cep mesajları,face gönderileri ,whatshapp iletileri aldı

……………………………………………….

Özellikle bu bayram için bu yolları kullanalım deyip sözü Aziz Nesin ustaya bırakalım :

 BAYRAM TEBRİĞİ

1965 senesiydi. İşe gireli henüz iki hafta olmuştu. Bir genel
müdürlükte, özel kalem müdürünün yardımcısıydım. Bayrama on gün kala,
müdürüm hastalandı ve rapor aldı. Ertesi gün, genel müdür, beni
odasına çağırdı.

Buyrun efendim.

Tebrik kartları hazır mı evladım?

Hangi tebrik kartları efendim?

Eyvahlar olsun, Şükrü sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartı
göndermeli. Şimdiye çoktan postaya vermiş olmamız gerekirdi.

Hiç haberim olmadı efendim

Hemen, hemen hemen ! Yarına istiyorum üç bin adet kartı sabaha kadar
yaz ve postaya ver.

Emredersiniz efendim! dedim ve odadan çıktım. Ancak üç bin adet bayram
tebrik kartını tek tek nasıl yazacağım

Genel müdür, kartların çini mürekkeple ve güzel bir yazıyla
yazılmasını isterdi. Üç bin adet kartın iki bin tanesi makamca
kendinden aşağıda olanlara şu şekilde yazacaktım:

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

Kalan bin tanesi de, daha üst makamdakilere:

Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı
günler niyaz ederim. şeklinde yazılacaktı

Hiç vakit geçirmeden masamın başına geçip kolları sıvadım. Önümde
davetiyelerden oluşan irili ufaklı pek çok dağ duruyordu. Ben mesaim
bitiyor, az sonra çıkar evime giderim derken, sabaha kadar burada
kalıp üçbin kartı yazmak zorunda kaldım. Sızlanmanın faydası yok, işe
başlayım:

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

5,10,20,50,100, 750,875. Yazıyorum yazıyorum bitmiyor! Vakit gece
yarısını geçti gitti bana öyle bir sıkıntı bastı ki, tarif edemem.

Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.. bitmiyor.

En nihayetinde alt makam kartları bitti. Ama ben de bittim. Şafak
sökmek üzereydi. İşi biten kartları masamın üzerinden alıp başka bir
yere koydum.

Ama önümde hâlâ bin adetlik bir kart yığını durmaktaydı. Sizin ve
eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler
niyaz ederime başladım..

Durmadan yazıyordum. Göz kapaklarIm öyle ağırlaşmıştı ki, gözlerimi
açık tutmam her bir karttan sonra daha da zor bir hale gelmişti.
Resmen işkence çekiyordum.

125,279,400, 689. yazdım yazdım yazdım. Bir vakit sonra, artık ben
kaleme değil o bana hakim olmaya başladı. Ama hâlâ yazıyordum:

Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı
günler niyaz ederim.

Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı
günler niyaz ederim.

Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken…

Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile
beraber ederim…

Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca
sıhhatle ederim…

Önce bayramınızı eder, sonra eşinizle Niyazi’ye başarılı günler dilerim…

Sizin de eşinizin de Niyazi’nin de bayramını saygıyla eder, sıhhat dilerim..

Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi’ye başarılar
diler aynı zamanda ederim…

Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi’nin gözlerinden öperim…

Sizin de, eşinizin de, Niyazi’nin de, bayramını da, tatilini de,
gelmişini de, geçmişini de.. saygıyla ederim…

Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları
yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı:

Aferin dedi. Bitirmen iyi olmuş. Hemen postalayın!

Hemen postaladık.

Üç gün sonra da önce bizim genel müdürü, ardından bendenizi postaladılar

……………………………………….

KUTLAMA

Not defterimin içinden sınıf arkadaşım Ahmet Meriçli nin yıllar önce gönderdiği bir kutlama kartını buldum ..Onu da paylaşalım bu güzel günler için :

“Diyorum ki!

Ülkemin güzel insanları,

Gelin Beraber olalım.

Sevgi, barış yaşamına,

Bir de dostluk katalım.

Çalışalım, kaynaşalım,

Üretelim ,başaralım.

Bayram günü aşkına,

Yurdumuzda,

Her günü bayram yapalım.”

……………………………………

DEDİLER Kİ:

Hayat Bayram Olsa

Şenay-Fikret Şeneş

“Şu dünyadaki en mutlu kişi mutluluk verendir
Şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir
Şu dünyadaki en güçlü kişi güçlükten gelendir
Şu dünyadaki en bilgin kişi kendini bilendir

Bütün dünya buna inansa
Bir inansa, hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa
Birlik olsa
Uzansak sonsuza

Bütün dünya buna inansa
Bir inansa, hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa
Birlik olsa
Uzansak sonsuza

Şu dünyadaki en olgun kişi acıya gülendir
Şu dünyadaki en soylu kişi insafa gelendir
Şu dünyadaki en zengin kişi gönül fethedendir
Şu dünyadaki en üstün kişi insanı sevendir

Bütün dünya buna inansa
Bir inansa, hayat bayram olsa
İnsanlar el ele tutuşsa
Birlik olsa
Uzansak sonsuza

Bütün dünya buna…İNANSA.”

(Çok erken kaybettiğimiz sevgili Şenay ;ve yüzlerce şarkıya ölmez mısraları ile imza atan sevgili Fikret Şeneş ‘e rahmet ve selam olsun.).

YORUMLAR

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

“TARİH DERS ALMAYANLAR İÇİN ACI BİR TEKERRÜRDÜR “

Brüksel’de Türk gazetecilere konuşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu AB’nin gayrı resmi görüşmelere değil ama başladığında resmi görüşmelere GÖZLEMCİ olarak katılabileceğini söyledi.
Demek ki gayrı resmi görüşmeler ardından resmi görüşmeler de gelecek.
Başından beri söylediğim gibi bu bizi yeni bir görüşme sürecine sokacak.
Neticede bu görüşmeler bizi, İngiliz planı temelinde içine şeker Katılmış Annan Planı benzeri bir şekerli planla referanduma götürebilir.
O gün geldiğinde Rumlar Annan Planında olduğu gibi bizi kurtarmazsa yandık demektir

ÇAVUŞOĞLU NE DEDİ?

Haber şöyle :
“TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için çaba sarf ettiklerini belirterek, Cenevre’de yapılacak 5+BM toplantısına AB’nin gözlemci olarak katılmak istediğini, bunun gayriresmi bir toplantı olduğunu ancak AB’nin, müzakereler başladığında gözlemci olarak katılabileceğini söyledi.”

DE SOTO DA SİNEK OLACAKTI

Sorarım, Rum – Yunan cephesinde taraf olan, bize her türlü haksızlık ve düşmanlığı yapan, bize yalan söyleyen, aldatan, sözlerini tutmayan AB’ı vazo olarak mı almayı düşünüyorlar acaba masaya?
Görüş, tavır ortaya koymayacak baskı, tehdit yapmayacak mı?
Zamanında BM özel temsilcisi De Soto da elindeki kalemi göstererek “duvardaki bir sinek olacağım ve sadece gözlem yapacağım” demişti..
Ancak bize Annan Planı ile referandumu dayattı, Rum tarafını AB üyesi yaptı. Toplumu ikiye böldü, çatıştırdı. Sonra da ortadan kayboldu.
Biz de 17 yıldır verilip de tutulmayan sözlerin hala tutulmasını bekliyoruz.
Yetmedi, ders almayarak yeni bir görüşme sürecine giriyoruz.
Tarihten hiç ders almıyoruz. Ekonomik açıdan en zayıf anımızda, her bakımdan kuşatmaya alındığımız bir ortamda ve yaptırım tehditleri altında emperyalist ülkelerin gözetiminde görüşmeye oturuyoruz.
Akıl karı değil!!

AYLARDIR YAZIYORUM

Ben daha önce açıklanan doğru politika noktasındayım.
Yani, AB, ne resmi, ne gayrı resmi görüşmelerde gözlemci olmalıdır..
Anımsandığı gibi, Sn Çavuşoğlu da geçmişte böyle demişti.
İkincisi, gayrı resmi görüşmelerin ortak zemin olup olmadığını araştırmak için yapılacağı açıklanmıştır.
Oysa 50 yıllık görüşme sürecinde zaten ortak zemin olmadığı görülmüştür, daha ne aranacaktır?
Bu görüşmeye, hele bu zor konjonktürde hiç gerek yoktu. Kendimizi baskı, tehdit ve şantaja açık hale getirdik. Nitekim AB ve ABD yaptırım tehditlerini demoklesin kılıcı gibi ensemize tutuyor. Görüşmeleri kesersek yaptırımları uygulayacağını söylüyor.
5+BM toplantısı önerisiyle 2017’de bavulunu toplayıp kaçan Rumu da rahatlatmış olduk.
Hazır kızgın top onların kucağında iken alıp ortaya attık.
İlaveten Rum ile BM gözetimindeki bir görüşmeden asla iki egemen devlet çözümü çıkmaz.
Federasyonu kabul etmeyen Rum bunu hiç kabul etmez. Ancak bizi masada tutmak için masadan da kalkamayacaklar. Yine görüşme sürecine hapsolmuş, TANINMA yoluna çıkmayı ertelemiş olacağız. İngiliz de ortak zemin diye “egemen toplum devleti” saçmalığını ileri sürecek.
İçine şeker katılmış gevşek federasyon-konfederasyon dayatılacak..

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM MASADA ELDE EDİLEMEZ

Biz “iki devletli ÇÖZÜM” dediğimiz ve bunu masada elde edeceğimiz hayaliyle masaya oturduğumuz anda, zaten Ruma taviz vermeye, bedel ödemeye hazırız mesajı veriyoruz.
Çünkü onların “çözüm” sorunu var. Sorun onlar açısından çözülmedi. Bizim açımızdan çözüldü..
Rum’un sorunu Türk Askerini, TC kökenli nüfusumuzu adadan çıkarmak, garanti anlaşmasını ve KKTC ‘yi yok etmek, yüzde 10 Toprak almak. Geri dönüp eski mülklerini almak ve içimize yerleşmektir. .
Onların sorunu bu. Çözümden anladıkları da bunları yapmaktır.
Oysa biz kendi açımızdan sorunu 1974’de çözdük.
Bizim çözüm sorunumuz yok. BİZİM sadece TANINMA veya Anavatan ile bütünleşme ve daha iyi, daha güzel bir KKTC yaratma sorunumuz var.
Yapmamız gereken TANINMA’yı sağlamak veya TC ile özerk devlet anlaşması yaparak Anavatan ile entegrasyonu ileri götürmektir. .
Aslında bunu yapmak için Annan Planı sonrası ve Crans Montana sonrası elimize altın fırsat geçmişti.
2017’de bu gayrı resmi görüşme önerisi ortaya atılmayıp bunlara odaklansaydık şimdiye çok yol alacaktık.
3.5 yıl da böyle kaybettik ve artık masadan kalkılamayacak.
Bu gereksiz toplantı, önce İngiliz planı temelinde yeni bir çerçeve anlaşmasına, ardından o çerçeve anlaşması temelinde resmi görüşmelerin başlamasına ve referanduma kadar gidecektir .
BM, AB, ABD, İngiltere’nin hazırlığı buna yöneliktir.
Türkiye’deki iktidar ise bu ortamda yaptırım sopasını sallayan AB, ABD ve Yunanla ilişkileri düzeltmek için çabalamaktadır.
Bu yanlış ortamda gidişatı görüyorum, aylardır yazıyorum.. 5+1 in gereksizliğini 3.5 yıldır vurguluyorum.
Tarih, ders almayanlar için acı tekerrürler yaşatır..
Umarım yeniden 2004 Annan planı referandumu ortamına sürüklenmeyiz

Continue Reading

GÜNDEM

KKTC’DE COVİD-19 EKONONOMİK DESTEK PAKETİ AÇIKLANDI

KKTC Başbakanı Ersan Saner, yeni ekonomik önlemleri açıklamak ve Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin dün aldığı tedbir kararlarına ilişkin hükümetin kararını duyurmak adına Başbakanlık’ta basın toplantısı düzenledi.

Saner, kameralar karşısına; Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı ile Maliye Bakanı Dursun Oğuz’la birlikte geçti.

KKTC Başbakanı Ersan Saner’in açıkladığı yeni ekonomik paket şöyle:

2020 yılından kalan ve mükellefiyetimiz kapsamında olan 1.500 TL ücret destekleri ile en fazla beş kişi çalıştıran işletmelere yönelik 2.000 TL’lik destekler toplamı olan 33 milyon TL, 5 Şubat 2021 tarihinde ödenecektir.
2020 yılında yaklaşık 60.000 çalışan için verilen sigorta prim desteği, 2021 yılı Şubat ayından geçerli olmak üzere Haziran ayına kadar yine en az 60.000 kişiyi kapsayacak şekilde aşağıda belirtilen şartlarda uygulamaya devam edilecektir. Prim destekleri 31 Aralık 2020 tarihli sosyal sigorta kayıtları esas alınarak aşağıdaki şekilde uygulanacaktır.
işletmelerin yüzde 84’üne denk gelen en fazla 10 çalışanı olan işletmeler için daha önce uygulandığı şekilde sigorta primi işveren hissesinin tamamı,
11-20 çalışanı olan işletmeler için sigorta primi işveren hissesinin yüzde ellisi,
21 ve üzeri çalışanı olan işletmeler için sigorta primi işveren hissesinin yüzde otuzu.
İstihdam Destek Merkezi Yönetim Kurulu tarafından kısmi sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemde en fazla etkilendiği tespit edilen kapalı işletme çalışanlarına, işletmelerin kapalı kaldıkları süre göz önünde bulundurularak aylık en fazla 1.500 TL olacak şekilde destek ödemesi yapılacaktır. Söz konusu ödeme çalışanların hesaplarına yatırılacaktır.
Bu dönemde günü birlik çalışarak geçinen ve işsiz kalan sosyal yardım kapsamındaki hane halkına 2020 yılında yapılmış yardımlara Hükümetimiz tarafından yüzde 25 artış yapılmıştır. Bu çerçevede 2021 yılı Şubat, Mart, Nisan ayları olmak üzere üç ay boyunca devam edecek yardımlar ;
tek kişi olanlar için 900 TL’den 1.125 TL’ye
evli veya bakmakla sorumlu çocuğu olanlara 1.200TL’den 1.500.-TL’ye çıkarılmıştır.
Yeni bir uygulama olarak sosyal yardım alanlara 2021 Şubat, Mart, Nisan ayları olmak üzere 3 ay süre ile yüzde 10,65 hayat pahalılığına ilave olarak yüzde 15 covid-19 yardımı verilecektir.
Yeni bir uygulama olarak engellilere 2021 yılı Şubat, Mart, Nisan ayları olmak üzere 3 ay süre ile ilave yüzde 10,65 hayat pahalılığına ilave olarak yüzde 10 covid-19 yardımı verilecektir.
Daha önce açıklanan kredi paketleri ile 3.250 kişiye toplam 1 milyar 150 milyon TL KGF ve faiz destekli kredi kullandırılmıştır. 2021 yılında daha önce açıklanan kredi paketlerinden yararlanamamış,
turizm taşımacıları için 15 milyon TL ve
diğer küçük esnaf, tarım ve hayvancı için 105 milyon TL olmak üzere toplam 120 milyon TL tutarında yeni bir kredi paketi uygulamaya konulacaktır.
Söz konusu paket kapsamında, her bir işletmeye 120 bin TL’ye kadar kredi kullandırılacak olup bu tutarın,
100 bin TL’si amaca bakılmaksızın (sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borcu yoktur belgesi aranmaksızın) kullandırılabilecek,
20 bin TL’si ise işyeri kira kontratı ibraz edilmesi kaydıyla kullandırılacaktır.
Söz konusu kredi ilk yılı ödemesiz 4 yıl vadeli ve yüzde 15 faiz oranı ile kullandırılacaktır.

Poliçeler yasası uyarınca “Yetersiz Bakiye – Tekrar İbraz” mühürü basılmış ve/veya ilk ibrazı yapılacak çekler için 15 iş gün olan ikinci ibraz süresi 22 iş gününe çıkarılacaktır.
2020 yılında kilovat başına 25 kuruş (10 kuruşa ilaveten 15 kuruş covid desteği) olarak uygulanan elektrik desteği, 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında da devam ettirilecektir.
Pandemi nedeniyle tarımsal ve hayvansal alanlarda yaşanan sıkıntıların aşılması amacıyla Tarım Bakanlığı ve bağlı kuruluşların kullanımına 40 milyon TL covid desteği verilecektir.
Vakıflar İdaresi tarafından konut ve bazı istisnalar hariç işyerleri kira bedellerinde 2021 yılına yönelik olarak her ay düzenli ödenmesi kaydıyla yüzde 25 indirim yapılacaktır.
Sosyal Sigortalar Yasası ve Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında Covid -19 pozitif temaslılarının karantinada kaldıkları sürelere karşılık, karantina ödeneği verilmesine yönelik düzenleme hayata geçirilmiştir.

Continue Reading

GÜNDEM

KKTC’DE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI 10 ŞUBAT’A KADAR UZATILDI

Sağlık Bakanlığı, Covid-19 önlemleri kapsamında ek tedbirler aldı.

Kararlar çerçevesinde ülke genelinde sokağa çıkma yasağı 10 Şubat’a kadar uzatıldı.

Sokağa çıkmak amacıyla alınacak izinlerde denetimin daha etkin yapılabilmesi amacıyla izin belgelerinde kişilerin ikamet/görev yerlerinin adreslerinin de bulunması gerekli görüldü.

Eczane, benzin istasyonu, fırın, manav, kasap, market gibi temel ihtiyaçların karşılanması çerçevesinde hizmet veren işletmeler ve bunların tedarikçileri açık olacak ancak belirtilen iş kollarında çalışanlar haftalık olarak PCR testlerini yenileyerek, ilçe emniyet kurullarından izin alacak ve belgeleyecek.

İlçeler arası giriş çıkışların durdurulma kararı da uzatılırken, ilçeler arası görev yapacak kişilerin basın çalışanları hariç son 7 gün içerisinde yapılmış PCR test sonuçlarını ibraz etmeleri gerekiyor.

17 Şubat’a kadar devlet ve özel okullarda, tüm okul öncesi, ilk ve orta eğitimde yüz yüze eğitimlerin (dershane, etüt, özel dersler ve kurs faaliyetleri de dahil) online devam etmesi uygun görüldü. Bu çerçevede kreşler ve özel eğitim merkezlerinin de hizmetlerinin durdurulmasına karar verildi.

Personel ve açık kalacak işletmelerde yapılacak olan PCR denetimleri 5 Şubat tarihinden itibaren başlayacak.

Alınan kararlar 9 Şubat’ta Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından yeniden değerlendirilecek.

KARARLAR…

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 45/2018 Bulaşıcı Hastalıklar Yasası kapsamında toplanan Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından alınan kararlar doğrultusunda bakanlık ek tedbir kararlarının uygulanmasına karar verdi.

Açıklamada, kapanmanın uygulandığı son bir hafta içerisinde ülkede vaka sayısının çok yüksek seyretmeye devam etmesi ile sağlık sisteminin bu vakaları karşılamada yetersiz kalmak üzere olduğunun altı çizilerek, “Alınan önlemlerin ülkemizde görülen bulaşın engellenmesine yeterli olmadığı nedeni ile önlemlerin ve denetimlerin arttırılması konusunda görüş birliğine varılmıştır” denildi.

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM