Connect with us

DÜNYA

Lufthansa çalışanları sokağa indi

Alman hava yolu şirketi Lufthansa çalışanları, hükümetin kurtarma paketiyle ilgili ülkenin çeşitli şehirlerinde gösteri yaparak, hissedarlara “çalışanları düşünerek karar verme” çağrısı yaptı.

Alman hava yolu şirketi Lufthansa Grubu’nun çalışanları, hükümetin kurtarma paketinin kabul veya reddine karar verileceği yarınki olağanüstü genel kurul toplantısı öncesi ülkenin çeşitli şehirlerinde gösteri yaparak, hissedarlara “çalışanları düşünerek karar verme” çağrısı yaptı.

Lufthansa çalışanları başkent Berlin, Münih ve Frankfurt’ta sokaklara inerek, hissedarlara yarınki toplantıda çalışanlar için sorumluluk alma çağrısında bulundu.

Berlin’de tarihi Brandenburg Kapısı önünde toplanan yüzlerce Lufthansa çalışanı, şirket yönetimine ve hissedarlara söz konusu toplantıda federal hükümetin hazırladığı kurtarma paketini tartışırken kendilerini düşünmelerini talep etti.

Göstericiler, üzerinde “Lufthansa’ya evet -Biz Lufthansa’yız” ve “Siz bizi koruyun ki biz de sizi koruyabilelim” yazan dövizler taşıdı.

Gösteride yapılan konuşmalarda şirket yönetimi ile hissedarlar arasında toplantı yapılacağına işaret edilerek, Lufthansa’da çalışan 138 bin kişinin ve bunların ailelerinin toplantıdan çıkacak kararı beklediği hatırlatıldı.

Şirketin hissedarlarına ve yönetime çağrıda bulunulan konuşmalarda, “Biz mutsuzuz ve endişeliyiz. Bizi bu korkudan kurtarın. Şirket ve biz çalışanlar için sorumluluk alın” ifadeleri kullanıldı.

Lufthansa Grubu’nun olağanüstü genel kurul toplantısında hissedarlar, Almanya hükümetinin sağladığı kurtarma paketini kabul edip etmeme konusunda karar verecek.

Lufthansa Grubu tarafından daha önce yaptığı açıklamada, yönetim kurulunun 25 Haziran’da düzenlenecek genel kurul toplantısına katılımın yüzde 50’nin altında kalmasını beklediğini duyurmuştu.

Kurtarma paketinin genel kurulda kabul edilmesi için katılanların üçte ikisinin lehte oy kullanması gerekiyor.

Şirketin en büyük hissedarlarından Alman milyarder Heinz Hermann Thiele, hükümet tarafından sağlanması öngörülen kurtarma paketinin kendisini memnun etmediğini dile getirmişti.

Lufthansa, kurtarma paketinin reddedilmesi ve başka bir çözüm bulunamaması durumunda, yıllık genel kurul toplantısından birkaç gün sonra iflas hukuku uyarınca kredi verenlerden korunmak için iflas koruma başvurusu yapılabileceğini kaydetmişti.

Lufthansa hissedarlarının yüzde 85’i Almanya’da yaşıyor. Thiele, Alman hava yolu şirketinin yüzde 15,5 hissesini elinde bulunduruyor.

Şirket, küresel seyahat kısıtlamalarına yol açan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle neredeyse iflas etme noktasına gelmişti.

Hükümet 9 milyar avroluk kurtarma paketi sağlayarak şirketi iflastan korumuştu.

Şirketin denetleme kurulunun kabul ettiği kurtarma paketi; Alman hükümetinin, Alman Ekonomik İstikrar Fonu (WSF) aracılığıyla yüzde 20 hisse satın alarak şirkete sermaye takviyesini içeriyor.

DÜNYA

AZERBAYCAN’IN KURTARMA OPERASYONU SÜRÜYOR

Azerbaycan ordusu, Ermenistan’ın dün ateşkesi ihlal ederek Azerbaycan mevzileri ile sivil yerleşim yerlerini havan ve topçu sistemleri ile yoğun ateş altına almasının hemen ardından karşı ateş, sonrasında ileri harekat başlattı.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ermenistan’ın ateşkesi ihlal ederek dün sabah saatlerinde Azerbaycan mevzileri ile sivil yerleşim yerlerine yönelik havan ve muhtelif çaplı topçu sistemleriyle yoğun ateş altına almasından hemen sonra Azerbaycan ordusu tarafından karşı ateş başlatıldı.

Azerbaycan ordusu, misilleme olarak gerçekleştirdiği ateşlerin ardından ise ileri harekat başlattı.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine ait Silahlı İnsansız Hava Araçlarının (SİHA) da aktif görev aldığı harekatta, hava unsurlarının yanı sıra roket, füze ve topçu silahlarıyla yapılan atışlar sonucunda 400’den fazla hedef ateş altına alındı.

İlk olarak Nüzgar, Büyük Mercanlı, Kend Horadiz, Yukarı Seyid Ahmetli, Yukarı Abdurrahmanlı, Karahanbeyli ve Garvend köylerini işgalden kurtaran Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, ardından Tekekaya ile Ağdağ bölgelerini kontrol altına aldı.

Murov Dağı’nın önce batısı sonra da doğusunu kontrol altına alan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri unsurları, Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenistan ordusuna ait 10’dan fazla hava savunma sistemini, aralarında tankların da bulunduğu 20’ye yakın zırhlı aracı imha etti.

Continue Reading

DÜNYA

YUNANİSTAN YİNE RAHAT DURMADI

Türkiye ile istikşafi görüşmelerin başlamasına onay veren Yunanistan, bir yandan da askeri planları sürdürüyor. Atina, Girit Adası’ndaki deniz üssünü Marmaris’teki Aksaz Üssü’ne eş güçte olabilecek şekilde büyütmek için düğmeye bastı. İddiaya göre ABD de Girit’teki üssünü genişletecek.

Yunanistan bir yandan Türkiye ile muhtemelen ekim ayının ilk yarısında İstanbul’da tekrar başlaması beklenen istikşafi görüşmelere hazırlanırken, diğer yandan Girit adasındaki deniz üssünü Marmaris’teki Aksaz deniz üssüne eş güçte olabilecek şekilde büyütmeyi planlıyor. Yunan Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye’nin BM’ye de bildirdiği Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı sınırları, Libya ile imzaladığı deniz yetki sınırlarına ilişkin mutabakat muhtırası ve ‘Oruç Reis’ gerilimi sonrasında, savunma statejisinde önem kazanan Girit adasının Suda mevkisinde bulunan askeri üssünün büyütülmesi için düğmeye bastı.

Continue Reading

DÜNYA

BOZKIR: “BM DEĞİŞİME AYAK UYDURMAK ZORUNDA”

 Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, dünyanın BM’nin kurulduğu tarihten bu yana, tahayyül dahi edilemeyecek oranda değiştiğini ve örgütün kuruluş amacına hizmet etmeyi sürdürmesi için değişime ayak uydurmak zorunda olduğunu belirterek, ”Gelin, arzuladığımız geleceğe ve buna ulaşmak için ihtiyaç duyduğumuz formatta bir Birleşmiş Milletlere erişebilmek amacıyla kaynaklarımızı seferber edelim.” dedi. 

Bozkır, BM’nin 75. yıl dönümü kapsamında düzenlenen yüksek düzeyli etkinlikte yaptığı konuşmada, BM üyesi ülkelerin çok taraflı iş birliğine bağlılığının örgütün bugün ayakta olmasının en önemli nedeni olduğunu söyledi. 

Bu toplantının açılışının ardından ”dönüm noktası” olarak gördüğü Birleşmiş Milletlerin ”75. Yıl Dönümünü Anma Bildirisi”ni kabul edeceklerini dile getiren Bozkır, üye ülkelere tüm nesillerin ortak geleceği için, iş birliği ve küresel yönetişimi güçlendirme açısından ortaya koydukları kararlılık sebebiyle teşekkür etti. 

Birleşmiş Milletler, 75 yıl önce kurulduğunda, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinin yaşandığını ve tarihteki savaşlar içinde en fazla sayıda insanın ölümüne yol açan savaşın BM’ye olan ihtiyacı açık şekilde ortaya koyduğunu kaydeden Bozkır, şunları söyledi: 

”Birleşmiş Milletlerin kurucuları, barış ve güvenlik, kalkınma ve insan haklarını, teşkilatın üç temel direği olarak belirledi. Bunlardan her birinin, eşit derecede önemli, birbiriyle ilişkili ve birbirine bağlı olduğunu kabul ettiler. Bu nedenle, bu üç temel direğinden birisi eksik olduğunda, diğerlerinde ilerleme sağlayamayız. İşte, Birleşmiş Milletler, siz üye ülkelerin katkılarıyla, son 75 yıldır bunu sağlamaya çalışıyor. Bu dönem zarfında kaydedilen başarıları, asla göz ardı etmemeliyiz.”

 BM, 1945 yılında kurulduğunda, sadece 51 üyesi olduğunu ve bugün üye ülke sayısının 193’e ulaştığını hatırlatan Bozkır, şöyle devam etti: 

”Sessiz diplomasi ve silahların kontrolünü sağlayan düzenlemeler, onlarca yıl süren soğuk savaşın, nükleer bir çatışmaya dönüşmesini engelledi. Barışı koruma operasyonları, çatışma bölgelerinde dirlik, huzur ve sivillerin güvenliğini sağladı. Birleşmiş Milletlerin özel siyasi misyonları sayesinde, krizler önlendi, çatışmalara kalıcı çözümler bulundu. Üye ülkelerdeki seçimlerin muntazam biçimde yapılabilmesi için verilen teknik destek, özellikle kritik geçiş dönemlerde ulusların demokrasiye olan güvenini pekiştirdi. 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, evrensel olarak korunacak temel insan haklarını düzenleyen ilk belgeydi. O günden bu yana, Birleşmiş Milletler, insan haklarının ve temel özgürlüklerin, herkes için güçlendirilerek korunması ve kadınlara ve erkeklere eşit haklar sağlanması için, yorulmaksızın çalıştı.”

Bozkır, 2000 yılında, yoksulluk, açlık, hastalık, okur-yazarlık yetersizliği, çevrenin bozulması ve kadına karşı ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla, ”Binyıl Kalkınma Hedeflerini” kabul ettiklerini anımsatarak, ”2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin hayata geçirilmesi için, ‘Eylem On Yılına’ girdiğimiz bu dönemde ise evrensel nitelikteki 2030 Gündemi, şüphesiz, daha iyi bir dünya için temel rehber teşkil ediyor. İklim değişikliği, zenginlik ve kaynakların adaletsiz dağılımı, teknolojik eşitsizlikler ve son olarak da Kovid-19 salgını nedeniyle, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına erişilmesi, artık daha da aciliyet kazanmış durumda.” dedi. 

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM