Connect with us

DÜNYA

Kazak Tanıklığı, Çin’in Toplama Kampları Dehşetini Gözler Önüne Serdi: BANA NE OLDU?

Doğu Türkistan’da sistematik asimilasyon ve baskı politikalarına maruz kalan Uygur Türkleri, toplama kamplarındaki yaşadıkları hakkında tanıklık vermeye devam ediyor. Daha önce Mihrigul Tursun’un yaşadıklarını Japon çizgi roman sanatı Manga’ya aktaran sanatçı Tomomi Shimizu, bu kez toplama kampına atılan Kazakistan asıllı Sayragul Sauytbay‘ın tanıklıklarından yola çıkarak, olayları çizgi romana aktardı.

Sanatçı Shimizu’nun daha önce hazırladığı çizgi roman, sosyal medyada milyonlarca beğeni almış ve okunmuştu. Shimizu, bu kez Kazakistan asıllı Sauytbay’ın yaşadığı sistematik baskıları ve insan hakları ihlallerini gözler önüne serdi.

SAUYTBAY’IN TOPLAMA KAMPINDA YAŞADIĞI OLAYLAR RESMEDİLDİ

Doğu Türkistanlı Sayragul Sauytbay’ın tanıklığını anlatan çizgi roman, “Bana ne oldu: Kazak kadının tanıklığı” adını taşıyor. Sauytbay’ın Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında yaşadığı dehşeti gözler önüne seren çizgi roman, Kırım Haber Ajansı tarafından renklendirildi.

YORUMLAR

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

AZERBAYCAN’IN KURTARMA OPERASYONU SÜRÜYOR

Azerbaycan ordusu, Ermenistan’ın dün ateşkesi ihlal ederek Azerbaycan mevzileri ile sivil yerleşim yerlerini havan ve topçu sistemleri ile yoğun ateş altına almasının hemen ardından karşı ateş, sonrasında ileri harekat başlattı.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ermenistan’ın ateşkesi ihlal ederek dün sabah saatlerinde Azerbaycan mevzileri ile sivil yerleşim yerlerine yönelik havan ve muhtelif çaplı topçu sistemleriyle yoğun ateş altına almasından hemen sonra Azerbaycan ordusu tarafından karşı ateş başlatıldı.

Azerbaycan ordusu, misilleme olarak gerçekleştirdiği ateşlerin ardından ise ileri harekat başlattı.

Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerine ait Silahlı İnsansız Hava Araçlarının (SİHA) da aktif görev aldığı harekatta, hava unsurlarının yanı sıra roket, füze ve topçu silahlarıyla yapılan atışlar sonucunda 400’den fazla hedef ateş altına alındı.

İlk olarak Nüzgar, Büyük Mercanlı, Kend Horadiz, Yukarı Seyid Ahmetli, Yukarı Abdurrahmanlı, Karahanbeyli ve Garvend köylerini işgalden kurtaran Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri, ardından Tekekaya ile Ağdağ bölgelerini kontrol altına aldı.

Murov Dağı’nın önce batısı sonra da doğusunu kontrol altına alan Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri unsurları, Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenistan ordusuna ait 10’dan fazla hava savunma sistemini, aralarında tankların da bulunduğu 20’ye yakın zırhlı aracı imha etti.

Continue Reading

DÜNYA

YUNANİSTAN YİNE RAHAT DURMADI

Türkiye ile istikşafi görüşmelerin başlamasına onay veren Yunanistan, bir yandan da askeri planları sürdürüyor. Atina, Girit Adası’ndaki deniz üssünü Marmaris’teki Aksaz Üssü’ne eş güçte olabilecek şekilde büyütmek için düğmeye bastı. İddiaya göre ABD de Girit’teki üssünü genişletecek.

Yunanistan bir yandan Türkiye ile muhtemelen ekim ayının ilk yarısında İstanbul’da tekrar başlaması beklenen istikşafi görüşmelere hazırlanırken, diğer yandan Girit adasındaki deniz üssünü Marmaris’teki Aksaz deniz üssüne eş güçte olabilecek şekilde büyütmeyi planlıyor. Yunan Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye’nin BM’ye de bildirdiği Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı sınırları, Libya ile imzaladığı deniz yetki sınırlarına ilişkin mutabakat muhtırası ve ‘Oruç Reis’ gerilimi sonrasında, savunma statejisinde önem kazanan Girit adasının Suda mevkisinde bulunan askeri üssünün büyütülmesi için düğmeye bastı.

Continue Reading

DÜNYA

BOZKIR: “BM DEĞİŞİME AYAK UYDURMAK ZORUNDA”

 Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, dünyanın BM’nin kurulduğu tarihten bu yana, tahayyül dahi edilemeyecek oranda değiştiğini ve örgütün kuruluş amacına hizmet etmeyi sürdürmesi için değişime ayak uydurmak zorunda olduğunu belirterek, ”Gelin, arzuladığımız geleceğe ve buna ulaşmak için ihtiyaç duyduğumuz formatta bir Birleşmiş Milletlere erişebilmek amacıyla kaynaklarımızı seferber edelim.” dedi. 

Bozkır, BM’nin 75. yıl dönümü kapsamında düzenlenen yüksek düzeyli etkinlikte yaptığı konuşmada, BM üyesi ülkelerin çok taraflı iş birliğine bağlılığının örgütün bugün ayakta olmasının en önemli nedeni olduğunu söyledi. 

Bu toplantının açılışının ardından ”dönüm noktası” olarak gördüğü Birleşmiş Milletlerin ”75. Yıl Dönümünü Anma Bildirisi”ni kabul edeceklerini dile getiren Bozkır, üye ülkelere tüm nesillerin ortak geleceği için, iş birliği ve küresel yönetişimi güçlendirme açısından ortaya koydukları kararlılık sebebiyle teşekkür etti. 

Birleşmiş Milletler, 75 yıl önce kurulduğunda, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıcı etkilerinin yaşandığını ve tarihteki savaşlar içinde en fazla sayıda insanın ölümüne yol açan savaşın BM’ye olan ihtiyacı açık şekilde ortaya koyduğunu kaydeden Bozkır, şunları söyledi: 

”Birleşmiş Milletlerin kurucuları, barış ve güvenlik, kalkınma ve insan haklarını, teşkilatın üç temel direği olarak belirledi. Bunlardan her birinin, eşit derecede önemli, birbiriyle ilişkili ve birbirine bağlı olduğunu kabul ettiler. Bu nedenle, bu üç temel direğinden birisi eksik olduğunda, diğerlerinde ilerleme sağlayamayız. İşte, Birleşmiş Milletler, siz üye ülkelerin katkılarıyla, son 75 yıldır bunu sağlamaya çalışıyor. Bu dönem zarfında kaydedilen başarıları, asla göz ardı etmemeliyiz.”

 BM, 1945 yılında kurulduğunda, sadece 51 üyesi olduğunu ve bugün üye ülke sayısının 193’e ulaştığını hatırlatan Bozkır, şöyle devam etti: 

”Sessiz diplomasi ve silahların kontrolünü sağlayan düzenlemeler, onlarca yıl süren soğuk savaşın, nükleer bir çatışmaya dönüşmesini engelledi. Barışı koruma operasyonları, çatışma bölgelerinde dirlik, huzur ve sivillerin güvenliğini sağladı. Birleşmiş Milletlerin özel siyasi misyonları sayesinde, krizler önlendi, çatışmalara kalıcı çözümler bulundu. Üye ülkelerdeki seçimlerin muntazam biçimde yapılabilmesi için verilen teknik destek, özellikle kritik geçiş dönemlerde ulusların demokrasiye olan güvenini pekiştirdi. 1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, evrensel olarak korunacak temel insan haklarını düzenleyen ilk belgeydi. O günden bu yana, Birleşmiş Milletler, insan haklarının ve temel özgürlüklerin, herkes için güçlendirilerek korunması ve kadınlara ve erkeklere eşit haklar sağlanması için, yorulmaksızın çalıştı.”

Bozkır, 2000 yılında, yoksulluk, açlık, hastalık, okur-yazarlık yetersizliği, çevrenin bozulması ve kadına karşı ayrımcılıkla mücadele etmek amacıyla, ”Binyıl Kalkınma Hedeflerini” kabul ettiklerini anımsatarak, ”2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin hayata geçirilmesi için, ‘Eylem On Yılına’ girdiğimiz bu dönemde ise evrensel nitelikteki 2030 Gündemi, şüphesiz, daha iyi bir dünya için temel rehber teşkil ediyor. İklim değişikliği, zenginlik ve kaynakların adaletsiz dağılımı, teknolojik eşitsizlikler ve son olarak da Kovid-19 salgını nedeniyle, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına erişilmesi, artık daha da aciliyet kazanmış durumda.” dedi. 

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM