Connect with us

YAŞAM

Babalar Günü nasıl ortaya çıktı

Babalar Günü tüm dünyada babaların veya baba yerine konulan kişinin çocuklarının hayatlarına yaptığı katkıların anılması, bir anlamda teşekkür edilmesi için kutlanan bir gün.

Farklı ülkelerde farklı tarihlerde kutlansa da ağırlıklı olarak haziran ayının üçüncü pazarı olarak kabul ediliyor.

Babalar Günü nasıl ortaya çıktı?

Babalar Günü fikri ilk defa 20. yüzyıl başlarında Amerika Birleşik Devletleri’nde Anna Jarvis tarafından başlatılan Anneler Günü kutlamaların oldukça popüler hale gelmesinden sonra çıktı.

İlk olarak 1908 yılında yine Anneler Günü’nün çıkış yeri olan Batı Virjinya’da babasını kısa bir süre önce bir maden kazasında kaybeden Grace Clayton tarafından 5 Temmuz’da kutlandı.

Bundan iki yıl sonra Washington, Spokane’daki kiliselerde çok daha yaygın bir Babalar Günü kutlaması yapıldı. Etkinlik bir önceki yıl Anneler Günü vesilesiyle yapılan ayinden çok etkilenen Sonora Dodd tarafından organize edildi.

Sonora kutlamaları ilk olarak babasının doğum günü olan 5 Haziran’da yapmak istemişti fakat kiliselerdeki papazların hazırlık yapabilmesi için aynı ayın üçüncü pazarına ertelendi.

1930’lu yıllara kadar Babalar Günü düşük profilli bir etkinlik olarak devam ederken bu yıllarda Dodd’un farkındalığı artırmak için yaptığı çabalar neticesinde ve Büyük Bunalım’dan çıkma isteyen tüccarlarından pazarlama potansiyelinden faydalanmak istemesiyle popülaritesi arttı.

Daha ilk yıllarında 1916 yılındaki etkinliklerde Başkan Woodrow Wilson konuşma yapmış olsa da günün resmi olarak tanınması zaman aldı.

Babalar Günü 1966 yılında Başkan Lyndon Johnson tarafından resmiyet kazanırken, bir sonraki Başkan Richard Nixon tarafından altı yıl sonra resmi bayram olarak tanındı.

Babalar Günü dünyada ne zaman kutlanıyor?

Amerika Birleşik Devletleri’nde başlatılan kutlama zamanla dünyaya yayılsa da babalıkla ilgili kutlamalar Katolik Avrupa’da orta çağa kadar uzanmakta.

Hazreti İsa’nın resmi babası olarak kabul edilen St. Joseph bayramı 19 Mart’ta İspanya ve İtalya gibi ülkelerde “Babalar Günü” veya “Babalar Bayramı” olarak kutlanıyordu.

Almanya’da Babalar Günü Paskalya’dan 40 gün sonra yani Hazreti İsa’nın göğe yükseliş gününde kutlanıyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’da Babalar Günü eylül ayının ilk pazar günü kutlanıyor.

Rusya, Sovyetler Birliği döneminden kalan ve Kızıl Ordu’ya toplu kayıtların yapılmaya başlandığı Atavatanın Koruyucusu Günü ya da Adam Günü’nü 23 Şubat’ta kutlamaya devam ediyor.

Tayland’da Babalar Günü, ulusun babası olarak kabul edilen eski kral Bhumibol Adulyadej’in doğum günü olan 5 Aralık’ta kutlanıyor.

Orta Doğu’da bir çok ülkede Babalar Günü yaz gündönümü olan 21 Haziran’da kutlanıyor. Brezilya’da ise Ağustos’un ikinci pazarı babaların azizi olan Sant Joachim anısına kutlanıyor.

Babalar dışında Erkekler Günü de var

Babalar Günü erkeklere yönelik kutlanan tek gün değil. Uluslararası Dünya Kadınlar Günü gibi bir de Uluslararası Erkekler Günü var.

İlk defa 1992 yılında 19 Kasım tarihinde kutlanan Erkekler Günü Missouri Üniversitesi Erkek Çalışmaları Merkezi Direktörü Thomas Oaster tarafından organize edildi. Etkinliğin diğer ülkelerde yayılması ise 2000’li yılları buldu.

YORUMLAR

YORUM YAZIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

ÖSYM, YKS EK YERLEŞTİRME KILAVUZUNU YAYIMLANDI

Türkiye Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM), 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) YKS Ek Yerleştirme Kılavuzu yayımlandı. Adaylar, tercihlerini bugünden itibaren 23 Eylül’e kadar yapacak.

ÖSYM’nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, YKS sonuçlarına göre 2020-2021 öğretim yılı için yükseköğretim programlarına ek yerleştirme işlemleri, ÖSYM tarafından yapılacak.

Adaylar, 2020-YKS Ek Yerleştirme tercihlerini, bugünden itibaren 23 Eylül’e kadar T.C. kimlik numarası ve şifreleri ile ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden bireysel olarak yapacaklar.

2020-YKS Yükseköğretim Programlarına Ek Yerleştirme Kılavuzu’na ÖSYM’nin internet adresinden ulaşılacak.

Continue Reading

GÜNDEM

TÜRKİYE’DE KAMU ÇALIŞANLARINA WHATSAPP YASAĞI

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, kamu kurumlarının bilgi sistemlerinde karşılaşılan güvenlik risklerinin azaltılması amacıyla başlattığı çalışmayı tamamlayarak, “Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi” yayımladı. Bu rehberde kamu çalışanlarına WhatsApp, Telegram gibi yabancı mesajlaşma programları yerine yerli mesajlaşma programlarının kullanılması zorunluluk haline getirildi.

Kamu personeli özel hayatında bu programları kullanabilecek, ancak kurumsal işlemlerde kullanmayacak. Kamuda “bilmesi gerekenler prensibi” ile evraklara ulaşımın hedeflendiği rehberle tüm kamu kurumlarında siber saldırıların engellenmesi, bilgi sızdırılmasının kontrolünün sağlanması hedefleniyor.

Milliyet’ten Kıvanç El’in haberine göre, rehberle “Yerli ve milli ürün kullanımının teşvik edilmesi”, “Mükerrer çalışmaların ve yatırımların önüne geçilmesi”, “Güvenlik tedbirlerinin üç seviyeli olacak şekilde derecelendirilmesi”, “Güvenlik tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığının denetlenebilmesi” gibi 12 başlıkta hedefler ortaya konuldu.

“Gizliliği veya erişilebilirliği bozulduğunda milli güvenliği tehdit edebilecek kritik türdeki verilerin” güvenliğinin sağlanması amacıyla hazırlanan rehbere göre, kurumun tüm bilgi ve iletişim envanteri ve varlıkları çıkarılacak. Her bir çalışan hazırlanan özel bir anketi dolduracak ve ne kadar kritik bilgiye sahip olduğu ile kimlerin erişim imkanı olduğu tespit edilecek.Buradaki puanlamalara göre, kurumların güvenlik altyapıları da derecelendirilecek. Kurumlar derecelere göre bir altyapı çalışması yapacak ve tüm bilgi işlem altyapıları saldırılara hazır ve korunaklı olacak.

detay
Sosyal medya düzenlemelerini içeren kanun teklifi yasalaştı

Bu çalışma ile kurumdaki tüm “bilmesi gerekenler prensibi”, “zayıf noktalar”, “asgari yetkiler”, “yetkin personel” başlıklarında tespitler yapılacak.

Bu çalışma ile tüm kamu kurumlarının siber saldırılar, bilgi sızdırılması ile evrakların kontrolünün sağlanması hedefleniyor.

WHATSAPP YERİNE YERLİ UYGULAMA

Rehberde kurumsal haberleşme amacıyla WhatsApp ve benzeri yabancı mesajlaşma uygulamaları yerine sunucuları kurum kontrolünde olan mesajlaşma uygulamalarının kullanılması da istendi.

Rehberde, “Kurumun kendine ait bir haberleşme uygulaması yoksa mesajlaşma amacıyla sunucuları yurt içinde bulunan yerli ve milli uygulamalar tercih edilmelidir. Mevzuatta kodlu veya kriptolu haberleşmeye yetkilendirilmiş kurumlar tarafından geliştirilen yerli mobil uygulamalar hariç olmak üzere mobil uygulamalar üzerinden gizlilik dereceli veri paylaşımı ve haberleşme yapılmamalıdır” denildi.

Continue Reading

GÜNDEM

UZMANI UYARDI:‘YAPAY ELLE DAHİ TOKALAŞMA YOK’

Dünya genelinde etkisini sürdüren ve risk grubu vatandaşlarda çok sayıda ölüme neden olan koronavirüs salgınının bulaşma ihtimalinin normalleşme dönemine geçişle birlikte gözardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yeşim Taşova, 31 Temmuz Perşembe günü başlayacak Kurban Bayramı için uyarılarda bulundu.

‘BAYRAM RİTÜELLERİNDAN KAÇININ’

Taşova, Türk toplumunda her bayram büyüklerin elini öpme ve ziyaret etme ve bununla birlikte kalabalık ortamlar oluşturma gibi ritüellerden bu yıl mutlaka kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Geçen Ramazan Bayramı’nda olduğu gibi bu bayramda da aile büyüklerine gidilmemesi tavsiyesinde bulunan Bilim Kurulu Üyesi Taşova, “Özellikle iş ortamı içinde aktif olarak bulunan kişiler büyüklerini bu şekilde tehlikeye atmamaları gerekiyor” dedi.

‘SOSYAL MESAFEDE BAYRAMLAŞIN’

Bayram ziyaretlerine gidildiğinde pandemi tedbirlerine tam anlamıyla uyulması gerektiğinin öneminden bahseden Prof. Dr. Yeşim Taşova, “Olur da gidilirse özellikle yaşlı ve risk grubundakiler için 1,5-2 metre mesafede bulunarak, el hijyenine dikkat etmek ve maske kuralına uymak gerekiyor.

Toplu halde yenilen yemekler, ziyaretler olmasın. Ziyaret etmeyelim. Telefon var, görüntülü konuşma var, bu seneyi böyle geçirelim. Bunun başka yolu yok. Hele ki toplumda vakalar artarken böyle bir riske kimseyi atmamak gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

‘YAPAY ELLE DAHİ TOKALAŞMA YOK’

Kurbanlık alımındaki tokalaşarak yapılan pazarlıkla ilgili sosyal medyada gördüğü ‘yapay el’ örneğini veren Taşova, hiçbir şekilde bu durumun kabul edilir olmadığını belirterek şöyle konuştu:

“Kurbanlık alımındaki tokalaşma için sosyal medyada görmüştüm araya yapay bir el koymuşlar. O şekilde anlaşmaya çalışılıyor. O da olmayacak, o da bir ritüel bizim için. Bütün bunlardan vazgeçmeliyiz. Bilindiği gibi sosyal mesafe, maske, temizlik ve havalandırma gibi önlemler çok önemli. Bu dönemi böyle geçireceğiz. Özellikle ikinci dalgayı beklerken daha dikkatli olmak gerekiyor.”

ETLERİ KAPIYA BIRAKIN

Kurban kesiminin ardından etlerin dağıtılırken kapıya bırakılmasının daha güvenli olacağını dile getiren Prof. Dr. Yeşim Taşova, “Belediye ve kurumların ayırdığı, hijyen ortamının sağlandığı alanlarda, daha kontrollü olan kısımlarda bu görevin yerine getirilmesi şart ve koşul.

Etlerin dağıtımı da sosyal mesafe korunarak yapılmalı. Kapıya bırakılarak, mesafe korunarak yapılabilir. Maske kullanımına dikkat edilerek dağıtılabilir. Gidip evde oturma, kalabalık bir ortam oluşturup o şekilde dağıtmanın da olmaması lazım” diye konuştu.

(NTV)

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM