Connect with us

KIBRIS

Yasal işlem başlatıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği videosu büyük tepki toplayan Ahmet Boran’a Polis tarafından yasal işlem başlatıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Ahmet Boran’ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği video sosyal medyada büyük tepki topladı.  

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “KKTC Polis makamları tarafından bu şahıs hakkında yasal işlem başlatılmıştır. Sonucunu takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

AK PARTİ ESKİ MİLLETVEKİLİNDEN TEPKİ

Öte yandan, AK Parti eski Milletvekili Metin Külünk de kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, şunları kaydetti:

“Türkiye’mizin büyükelçisi var ve temennimiz odur ki KKTC hükümeti nezdinde derhal harekete geçmiştir. Zavallığını,yüksek sesi ve bağırması ile örtmeye çalışan bu kişi önce nezaketi öğrenmeli değil mi?

Bunu galiba PKK’nın siyasi kanadına siper olan CHP’den öğrenecek…

Ve son derece yakışıksız nezaketsiz davranış biçimi karşısında KKTC adaletinin gerekeni yapacağını beklemek hakkımızdır. Bu nasıl bir üslup ve de hezeyan, yoksa CB seçimlerinde Atlantik ötesindeki ağababalarına ‘size iyi uşaklık ederim başkaları gibi’ mi demek istiyor?”

GÜNDEM

“TARİH DERS ALMAYANLAR İÇİN ACI BİR TEKERRÜRDÜR “

Brüksel’de Türk gazetecilere konuşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu AB’nin gayrı resmi görüşmelere değil ama başladığında resmi görüşmelere GÖZLEMCİ olarak katılabileceğini söyledi.
Demek ki gayrı resmi görüşmeler ardından resmi görüşmeler de gelecek.
Başından beri söylediğim gibi bu bizi yeni bir görüşme sürecine sokacak.
Neticede bu görüşmeler bizi, İngiliz planı temelinde içine şeker Katılmış Annan Planı benzeri bir şekerli planla referanduma götürebilir.
O gün geldiğinde Rumlar Annan Planında olduğu gibi bizi kurtarmazsa yandık demektir

ÇAVUŞOĞLU NE DEDİ?

Haber şöyle :
“TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için çaba sarf ettiklerini belirterek, Cenevre’de yapılacak 5+BM toplantısına AB’nin gözlemci olarak katılmak istediğini, bunun gayriresmi bir toplantı olduğunu ancak AB’nin, müzakereler başladığında gözlemci olarak katılabileceğini söyledi.”

DE SOTO DA SİNEK OLACAKTI

Sorarım, Rum – Yunan cephesinde taraf olan, bize her türlü haksızlık ve düşmanlığı yapan, bize yalan söyleyen, aldatan, sözlerini tutmayan AB’ı vazo olarak mı almayı düşünüyorlar acaba masaya?
Görüş, tavır ortaya koymayacak baskı, tehdit yapmayacak mı?
Zamanında BM özel temsilcisi De Soto da elindeki kalemi göstererek “duvardaki bir sinek olacağım ve sadece gözlem yapacağım” demişti..
Ancak bize Annan Planı ile referandumu dayattı, Rum tarafını AB üyesi yaptı. Toplumu ikiye böldü, çatıştırdı. Sonra da ortadan kayboldu.
Biz de 17 yıldır verilip de tutulmayan sözlerin hala tutulmasını bekliyoruz.
Yetmedi, ders almayarak yeni bir görüşme sürecine giriyoruz.
Tarihten hiç ders almıyoruz. Ekonomik açıdan en zayıf anımızda, her bakımdan kuşatmaya alındığımız bir ortamda ve yaptırım tehditleri altında emperyalist ülkelerin gözetiminde görüşmeye oturuyoruz.
Akıl karı değil!!

AYLARDIR YAZIYORUM

Ben daha önce açıklanan doğru politika noktasındayım.
Yani, AB, ne resmi, ne gayrı resmi görüşmelerde gözlemci olmalıdır..
Anımsandığı gibi, Sn Çavuşoğlu da geçmişte böyle demişti.
İkincisi, gayrı resmi görüşmelerin ortak zemin olup olmadığını araştırmak için yapılacağı açıklanmıştır.
Oysa 50 yıllık görüşme sürecinde zaten ortak zemin olmadığı görülmüştür, daha ne aranacaktır?
Bu görüşmeye, hele bu zor konjonktürde hiç gerek yoktu. Kendimizi baskı, tehdit ve şantaja açık hale getirdik. Nitekim AB ve ABD yaptırım tehditlerini demoklesin kılıcı gibi ensemize tutuyor. Görüşmeleri kesersek yaptırımları uygulayacağını söylüyor.
5+BM toplantısı önerisiyle 2017’de bavulunu toplayıp kaçan Rumu da rahatlatmış olduk.
Hazır kızgın top onların kucağında iken alıp ortaya attık.
İlaveten Rum ile BM gözetimindeki bir görüşmeden asla iki egemen devlet çözümü çıkmaz.
Federasyonu kabul etmeyen Rum bunu hiç kabul etmez. Ancak bizi masada tutmak için masadan da kalkamayacaklar. Yine görüşme sürecine hapsolmuş, TANINMA yoluna çıkmayı ertelemiş olacağız. İngiliz de ortak zemin diye “egemen toplum devleti” saçmalığını ileri sürecek.
İçine şeker katılmış gevşek federasyon-konfederasyon dayatılacak..

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM MASADA ELDE EDİLEMEZ

Biz “iki devletli ÇÖZÜM” dediğimiz ve bunu masada elde edeceğimiz hayaliyle masaya oturduğumuz anda, zaten Ruma taviz vermeye, bedel ödemeye hazırız mesajı veriyoruz.
Çünkü onların “çözüm” sorunu var. Sorun onlar açısından çözülmedi. Bizim açımızdan çözüldü..
Rum’un sorunu Türk Askerini, TC kökenli nüfusumuzu adadan çıkarmak, garanti anlaşmasını ve KKTC ‘yi yok etmek, yüzde 10 Toprak almak. Geri dönüp eski mülklerini almak ve içimize yerleşmektir. .
Onların sorunu bu. Çözümden anladıkları da bunları yapmaktır.
Oysa biz kendi açımızdan sorunu 1974’de çözdük.
Bizim çözüm sorunumuz yok. BİZİM sadece TANINMA veya Anavatan ile bütünleşme ve daha iyi, daha güzel bir KKTC yaratma sorunumuz var.
Yapmamız gereken TANINMA’yı sağlamak veya TC ile özerk devlet anlaşması yaparak Anavatan ile entegrasyonu ileri götürmektir. .
Aslında bunu yapmak için Annan Planı sonrası ve Crans Montana sonrası elimize altın fırsat geçmişti.
2017’de bu gayrı resmi görüşme önerisi ortaya atılmayıp bunlara odaklansaydık şimdiye çok yol alacaktık.
3.5 yıl da böyle kaybettik ve artık masadan kalkılamayacak.
Bu gereksiz toplantı, önce İngiliz planı temelinde yeni bir çerçeve anlaşmasına, ardından o çerçeve anlaşması temelinde resmi görüşmelerin başlamasına ve referanduma kadar gidecektir .
BM, AB, ABD, İngiltere’nin hazırlığı buna yöneliktir.
Türkiye’deki iktidar ise bu ortamda yaptırım sopasını sallayan AB, ABD ve Yunanla ilişkileri düzeltmek için çabalamaktadır.
Bu yanlış ortamda gidişatı görüyorum, aylardır yazıyorum.. 5+1 in gereksizliğini 3.5 yıldır vurguluyorum.
Tarih, ders almayanlar için acı tekerrürler yaşatır..
Umarım yeniden 2004 Annan planı referandumu ortamına sürüklenmeyiz

Continue Reading

GÜNDEM

KKTC’DE COVİD-19 EKONONOMİK DESTEK PAKETİ AÇIKLANDI

KKTC Başbakanı Ersan Saner, yeni ekonomik önlemleri açıklamak ve Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin dün aldığı tedbir kararlarına ilişkin hükümetin kararını duyurmak adına Başbakanlık’ta basın toplantısı düzenledi.

Saner, kameralar karşısına; Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı ile Maliye Bakanı Dursun Oğuz’la birlikte geçti.

KKTC Başbakanı Ersan Saner’in açıkladığı yeni ekonomik paket şöyle:

2020 yılından kalan ve mükellefiyetimiz kapsamında olan 1.500 TL ücret destekleri ile en fazla beş kişi çalıştıran işletmelere yönelik 2.000 TL’lik destekler toplamı olan 33 milyon TL, 5 Şubat 2021 tarihinde ödenecektir.
2020 yılında yaklaşık 60.000 çalışan için verilen sigorta prim desteği, 2021 yılı Şubat ayından geçerli olmak üzere Haziran ayına kadar yine en az 60.000 kişiyi kapsayacak şekilde aşağıda belirtilen şartlarda uygulamaya devam edilecektir. Prim destekleri 31 Aralık 2020 tarihli sosyal sigorta kayıtları esas alınarak aşağıdaki şekilde uygulanacaktır.
işletmelerin yüzde 84’üne denk gelen en fazla 10 çalışanı olan işletmeler için daha önce uygulandığı şekilde sigorta primi işveren hissesinin tamamı,
11-20 çalışanı olan işletmeler için sigorta primi işveren hissesinin yüzde ellisi,
21 ve üzeri çalışanı olan işletmeler için sigorta primi işveren hissesinin yüzde otuzu.
İstihdam Destek Merkezi Yönetim Kurulu tarafından kısmi sokağa çıkma yasağının uygulandığı dönemde en fazla etkilendiği tespit edilen kapalı işletme çalışanlarına, işletmelerin kapalı kaldıkları süre göz önünde bulundurularak aylık en fazla 1.500 TL olacak şekilde destek ödemesi yapılacaktır. Söz konusu ödeme çalışanların hesaplarına yatırılacaktır.
Bu dönemde günü birlik çalışarak geçinen ve işsiz kalan sosyal yardım kapsamındaki hane halkına 2020 yılında yapılmış yardımlara Hükümetimiz tarafından yüzde 25 artış yapılmıştır. Bu çerçevede 2021 yılı Şubat, Mart, Nisan ayları olmak üzere üç ay boyunca devam edecek yardımlar ;
tek kişi olanlar için 900 TL’den 1.125 TL’ye
evli veya bakmakla sorumlu çocuğu olanlara 1.200TL’den 1.500.-TL’ye çıkarılmıştır.
Yeni bir uygulama olarak sosyal yardım alanlara 2021 Şubat, Mart, Nisan ayları olmak üzere 3 ay süre ile yüzde 10,65 hayat pahalılığına ilave olarak yüzde 15 covid-19 yardımı verilecektir.
Yeni bir uygulama olarak engellilere 2021 yılı Şubat, Mart, Nisan ayları olmak üzere 3 ay süre ile ilave yüzde 10,65 hayat pahalılığına ilave olarak yüzde 10 covid-19 yardımı verilecektir.
Daha önce açıklanan kredi paketleri ile 3.250 kişiye toplam 1 milyar 150 milyon TL KGF ve faiz destekli kredi kullandırılmıştır. 2021 yılında daha önce açıklanan kredi paketlerinden yararlanamamış,
turizm taşımacıları için 15 milyon TL ve
diğer küçük esnaf, tarım ve hayvancı için 105 milyon TL olmak üzere toplam 120 milyon TL tutarında yeni bir kredi paketi uygulamaya konulacaktır.
Söz konusu paket kapsamında, her bir işletmeye 120 bin TL’ye kadar kredi kullandırılacak olup bu tutarın,
100 bin TL’si amaca bakılmaksızın (sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borcu yoktur belgesi aranmaksızın) kullandırılabilecek,
20 bin TL’si ise işyeri kira kontratı ibraz edilmesi kaydıyla kullandırılacaktır.
Söz konusu kredi ilk yılı ödemesiz 4 yıl vadeli ve yüzde 15 faiz oranı ile kullandırılacaktır.

Poliçeler yasası uyarınca “Yetersiz Bakiye – Tekrar İbraz” mühürü basılmış ve/veya ilk ibrazı yapılacak çekler için 15 iş gün olan ikinci ibraz süresi 22 iş gününe çıkarılacaktır.
2020 yılında kilovat başına 25 kuruş (10 kuruşa ilaveten 15 kuruş covid desteği) olarak uygulanan elektrik desteği, 2021 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında da devam ettirilecektir.
Pandemi nedeniyle tarımsal ve hayvansal alanlarda yaşanan sıkıntıların aşılması amacıyla Tarım Bakanlığı ve bağlı kuruluşların kullanımına 40 milyon TL covid desteği verilecektir.
Vakıflar İdaresi tarafından konut ve bazı istisnalar hariç işyerleri kira bedellerinde 2021 yılına yönelik olarak her ay düzenli ödenmesi kaydıyla yüzde 25 indirim yapılacaktır.
Sosyal Sigortalar Yasası ve Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında Covid -19 pozitif temaslılarının karantinada kaldıkları sürelere karşılık, karantina ödeneği verilmesine yönelik düzenleme hayata geçirilmiştir.

Continue Reading

GÜNDEM

“ANASTASİADES’İN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM İSTEDİĞİNİ BEN ÇOK İYİ BİLİYORUM”

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in himayesinde mart ayı başında yapılacak gayrı resmi 5+1 Kıbrıs zirvesi öncesinde, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs konusundaki tutumunun “tamamen örtüştüğünü” vurguladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ve Çavuşoğlu ayrıca, Türk tarafının gayrı resmi 5+1 toplantısına egemen eşitliğine dayalı, yan yana yaşayan iki devletin iş birliği temelinde bir çözüm bulmak için gideceğini yineleyerek, “federasyon çözüm modelinin tükendiği” ve olası bir çözümün “egemen eşitlik temelinde” olması gerektiğini belirtti.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar bugün Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. Cumhurbaşkanlığında saat 13.30 sıralarında başlayan Tatar ve Çavuşoğlu görüşmesi sonrasında heyetler arası bir çalışma toplantısı da yapıldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ile Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, toplantıların ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’ndaki basın toplantısının ardından 16.00 sıralarında KKTC’den ayrıldı.

TATAR: “TAM BİR UYUM İÇERİSİNDEYİZ”

Basın toplantısında ilk sözü alan Cumhurbaşkanı Tatar, Bakan Çavuşoğlu ve beraberindeki heyet ile “önemli” ve “faydalı” bir toplantılar gerçekleştirdiklerini ifade ederek, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti’nin gayrı resmi 5+1 Kıbrıs zirvesinde izlenecek yol konusundaki tutumlarının tamamen örtüştüğünü ve bunun KKTC’ye güç verdiğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Tatar, Bakan Çavuşoğlu ve heyetinin dünden beri KKTC heyetleri ile önemli çalışmalarda bulunduklarını ifade ederek, bugün ise Çavuşoğlu ile ilk olarak baş başa görüşme yaptıklarını, ardından da heyetler arası çalışma toplantında bulunduklarını söyledi.

Tatar, “Memnuniyetle ifade etmek istiyorum ki, KKTC devleti, heyetleri, Dışişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığında yapılan değerlendirmelerde, Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıs konusu bağlamında tam bir uyum içerisinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye’nin hem Kıbrıs’ta hem bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin tesisi için çalışmakta olduğunu ifade etti.

Mart ayının ilk haftalarında gayrı resmi 5+BM Kıbrıs zirvesinin düzenleneceğine işaret eden Tatar, “Bu toplantıya yönelik hazırlık çalışmalarımızı devam ettirmekteyiz. Kıbrıs’ta son 50 yıldır yan yana yaşayan ve her iki halkın kendi devleti çatısı alında yaptığı çalışmaların ve siyasi kazanımların devam ettirilmesi noktasında bir anlayışın geliştirmesidir. Önemli olan Kıbrıs’ta huzur ve istikrarın sürebilmesi için bölgedeki hak çıkarların ve bir anlaşma durumunda herkesin kazanabileceği gerçekliğinin sürdürülebilmesidir. Biz bunun için çalışıyoruz” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar konuşmasına şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti ki hem bizim Anavatanımız, hem garantör ülke, hem de aynı zamanda Doğu Akdeniz’de 1900 km daha uzun bir sahil ve kıyı şeridi ile Doğu Akdeniz’in en büyük, en güçlü ülkesi… Türkiye Cumhuriyeti’ni böyle önemli bir toplantının arifesinde yanımızda hissetmek ve bizimle yüzde yüz fikir birliği içinde olması bize güç katmaktadır. Bakanımıza, hükümetine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.”

“TÜRKİYE’YE GELEN 6.5 MİLYON AŞIDAN KKTC’YE BİR PAY AKTARILACAKTIR”

Görüşmede Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ülkede devam eden koronavirüs (Kovid-19) salgın sürecini ve vakalardaki artış konusunu da ele aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti’nden 40 bin doz aşı almış bulunmaktayız. Bakan’ın bize verdiği bilgiye göre, 6.5 Sinovac milyon aşının Türkiye Cumhuriyeti’ne gelmesi ve bunların süreçlerinin tamamlanmasıyla bu aşılardan KKTC bir pay aktarılacaktır” dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti devleti ve yetkililerine, Kıbrıs Türk halkının bu topraklarda güven ve huzur içinde varlığını sürdürebilmesi için her zaman KKTC’nin yanında olmalarından dolayı teşekkürlerini de iletti.

ÇAVUŞOĞLU: “ÇOK VERİMLİ TOPLANTILAR GERÇEKLEŞTİRDİK”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, heyeti ile birlikte KKTC’yi bir kez daha ziyaret etmekten mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Dün adaya gelir gelmez KKTC Meclis Başkanı Önder Sennaroğlu, Başbakan Ersan Saner ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile görüşmeler yaptık. Bugün ise de ilk önce Cumhurbaşkanı Tatar baş başa ve sonra da heyetler arası çok verimli toplantılar gerçekleştirdik” dedi. 

“TÜM KIBRIS TÜRK HALKININ AŞILANMASI KONUSUNDA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ”

Mevlüt Çavuşoğlu, koronavirüs salgının tüm dünyayı kasıp kavurduğunu, tam bitti derken tekrar 2. aşama ve şimdi de mutasyona uğrayan bir virüs ile dünya toplumlarının karşı karşıya olduğunu ifade etti.

“Böyle bir dönemde gerek TC ve KKTC olarak gereken tedbirleri aldık ve halklarımızın bu süreçte kendilerini güvende hissetmeleri için her türlü adımı attık” diyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Biz, Türkiye’de ne yaptıysak kardeş, yavru vatan KKTC’de aynısını yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında açılışını yaptığımız 100 yataklı Acil Durum Hastanesi de bunlardan bir tanesidir”

Dünyanın şu an aşılama dönemine girdiğine işaret eden Çavuşoğlu, “Türkiye’ gelen belli bir aşının belli bir oranını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gönderiyoruz. Bugüne kadar 40 bin doz aşıyı yavru vatana ulaştırdık.  Önümüzdeki süreçte Türkiye’ye aşı geldikçe Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ve Kıbrıs Türk halkı kardeşlerimize aşıyı ulaştıracağız ve tüm Kıbrıs Türk halkının aşılanması konusunda KKTC hükümetine ve Cumhurbaşkanına her türlü desteği vereceğimizi buradan bir kere daha söylemek istiyorum. Ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Kıbrıs Türk halkına iletmemi istediği mesajları da budur” dedi.

“KKTC’NİN EKONOMİK KALINMASI KONUSUNDA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEK”

KKTC’de hükümetin kurulmasının ardından ekonomik kalkınma konusunda Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin uyumlu bir şekilde çalışacağını ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti olarak KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına her türlü desteği vereceklerini, önemli projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi.

“FEDERASYON (MODELİ) TÜKETİLDİ. ŞİMDİ EGEMEN EŞİTLİK TEMELİNDE MÜZAKERE OLMASI GEREKİYOR”

Cumhurbaşkanı Tatar ve müzakere heyeti ile Kıbrıs sorunu sürecini enine boyuna ele aldıklarını belirten Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, önümüzdeki süreçte BM’nin gayrı resmi 5+BM toplantısını düzenleme girişimleri yoğunlaştığına işaret ederek şöyle konuştu:

“Gayrı resmi 5+BM toplantısı, bizim fikrimizdi. Bu fikir bizden geldi. Neden? Çünkü Crans Montana’da Kıbrıs sorununun çözümü için yürüttüğümüz müzakerelere sonuçsuz kaldı. Gerek Crans Montana gerekse öncesinde 2017’de Cenevre’deki bir günlük konferansta, bu kürsüden de ‘artık federasyon için son müzakereleri yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte federasyon için müzakere yapamamağız’ dedik. Bunu ben de çok söyledim eski Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’da defalarca söyledi. Yani KKTC tarafı da Türkiye tarafı da bunu defalarca söyledi. Ve maalesef Crans Montana başarısız oldu. Neden? Rum kesimi siyasi eşitliği bir tarafa bırakın hiçbir şeyi Kıbrıs Türk halkıyla ve KKTC ile paylaşmak istemediğini gösterdi ve bu tavırlarını bugün de sürdürüyorlar. O zaman siyasi eşitlik olmayacaksa egemen eşitlik olması gerekir demiştik. Bunu daha önce de açıklamıştık.”

“Şimdi tam bu noktadayız” diyen Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Ffederasyon için 52 sene müzakereler yapıldı. Her seferinde Annan Planı’nda, daha öncesi ve sonrasında da olduğu gibi, Rum tarafının bu tutumu sebebiyle müzakereler başarısız oldu. Bu tüketildi. Şimdi egemen eşitlik temelinde müzakere olması gerekiyor. Egemen eşitlik varsa, o zaman iki devlette olabilir. Bugün zaten Kıbrıs adasında iki halk var, iki devlet var. De facto, tanısallarda tanımasalardı bir durum var. Bunun resmîleşmesi gerekiyor. Biz ne diyoruz, diplomasi yolu ile müzakere edilmiş kalıcı bir çözüm istiyoruz. Bugüne kadar ki müzakerelerde başka şeyi müzakere ettiğimiz için bir sonuca varamadık”

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KKTC ARASINDA KIBRIS KONUSU VE HER KONUDA TAM BİR UYUM VARDIR”

Türkiye Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı Tatar ile yaptıkları görüşmesinde Kıbrıs Türk tarafının bu süreçte atacağı adımları ve ilkesel tutumları ele aldıklarını belirterek, “Cumhurbaşkanı’nın söylediği gibi memnuniyetle ben de söylemek isterim ki Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC arasında bu konuda ve her konuda olduğu gibi tam bir uyum vardır. Ve Kıbrıs Türk halkı son cumhurbaşkanlığı seçimlerde de iki devletli çözüm istediğini verdiği oylarla da göstermiştir, Tatar’ı Cumhurbaşkanı olarak seçmiştir ve kendisine tam yekti vermiştir. Biz de önümüzdeki süreçte bu çerçevede müzakerelerimizi ve toplantılarımızı sürdüreceğiz” dedi.

“ŞEFFAF AÇIK, İLKELİ TUTUMUMUZU SÜRDÜRECEĞİZ”

“Crans Montana’da bir müzakere zemini vardır diye gittik, 11 gün kaldık, bir netice alamadık” diyen Çavuşoğlu, “Gayrı resmi 5+BM toplantısında müzakere için bir zemin var mı yok mu göreceğiz. Biz, hem TC hem de KKTC olarak her platformumda düşüncelerimizi samimi şekilde söyledik ilkesel bir tutum sergiledik. Masada ne söylediysek ikili görüşmelerimizde de aynı şeyi söyledik. Dürüst davrandık. Crans Montana’da olduğu gibi 5+1’de şeffaf, açık, ilkesel tutumuzu 5+1 de de sergileyeceğiz” dedi.

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM