Connect with us

SAĞLIK

Sinekler koronavirüs bulaştırır mı?

Koronavirüsün damlacık yoluyla bulaştığını hatırlatan Bilim Kurulu Üyesi Okyay, sinek ve böceklerin taşıdığı bir risk olmadığını açıkladı.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Pınar Okyay, son dönemlerde tartışma konusu olan sivrisinek ve karasineklerin koronavirüs bulaştırabileceği iddialarına yönelik açıklama yaptı.

Okyay, bulaşıcı hastalıklarla ilgili her zaman enfeksiyon zincirinden bahsettiklerini hatırlatarak, “Bu enfeksiyon etkeni taşıyan bir kaynak, bu bir insan, hayvan ya da herhangi bir ölü bir yüzey, eşya da olabilir. Buradan etkenin alınma yolu, bulaşma yolu, bu hastalığa açık olan kişi, yani bu hastalık açısından sağlıklı, buna duyarlı olan kişi” diye konuştu

Enfeksiyonların bulaşma yollarına değinen Okyay, kan ile bulaş, zoonatik hastalıklar, hayvanlarla bulaş, gıdalarla bulaş, su ile bulaş gibi birçok seçenek olduğunu belirterek, “Ama Covid-19’a özel biz şunu biliyoruz. Covid-19 esasen damlacık enfeksiyonuyla bulaşıyor. Bir de özellikle enfekte olan yüzeylerden başta elimiz olmak üzere elimizle yine aynı şekilde solunum yolumuza, gözümüz, burnumuz ya da mukozalarımıza, ağzımıza taşınmasıyla oluyor. O yüzden sivrisinekler ve evdeki sinekler çok konuşuldu ama DSÖ çok açık bir şekilde bugüne kadar böyle bir bulaşmanın mümkün olmadığını, gösterilmediğini, asıl bulaşma yolunun damlacık enfeksiyonu ve bu kirli yüzeylerden temas şeklinde olduğunu bir kez daha söyledi” şeklinde konuştu.

“Böyle bir bulaş yolu yok”

Karasinekler ile ilgili çok yakın bir zamanda önemli bir dergide yayınlanan çalışmayı anımsatan Okyay, şunları kaydetti:

“Aslında dışkıda bu virüsün RNA’sı dediğimiz bazı genetik materyalin izleri saptanmıştı. O yüzden özellikle karasinekler bazı dışkılara konuyor ve oradan bizlere ulaşabilir mi diye hep tartışıldı. Ama bilinen şey şu; zaten böyle bir bulaş yolu yok, damlacık enfeksiyonu değil bu yol. Bu bahsedilen yayında da belirtildiği gibi aslında dışkıda kalan canlı virüs değil, sadece orada virüsün bir parçası. Aslında canlı virüs bile olsa birçok şey bulaşmayı çok etkiliyor. Canlı virüsün miktarı, hastalığa açık olan kişinin direnci gibi birçok şey etkileyebiliyor. O yüzden pek mümkün değil.”

Yine de önlem

Bununla ilgili Covid-19’a özel bir şey yapmak gerekmediğini vurgulayan Okyay, “Ama tabii bizim bütün yaz boyunca sivrisinekler, karasinekler ve diğer özellikle böceklerle ilgili başta bariyer dediğimiz, yani onlarla aramıza bir bariyer çekme, cibinlik gibi, evlerin penceresindeki teller gibi uygulamaları öncelikle yapmak durumundayız. Bu bariyer önlemlerinin olamadığı durumlarda özellikle açık alanda olanlardaysa, yaz dönemi de olsa uzun kollu, ince, serin tutabilecek, ama sineklerin bize ulaşmasını engelleyebilecek uzun pantolonlar, uzun kollu kıyafetler, gerekirse eldivenler, botlar gibi, doğa yürüyüşleri için bunlar söylenebilir. Bu tip önlemlerin alınması gerekiyor. Çok gerekmedikçe üzerimize sıkılan böcek ve bunları öldürücüler ya da evlerimizdeki öldürücüleri hem kendi sağlığımız hem de çevre sağlığı açısından çok kullanmamalıyız” dedi.

Sivrisinekler ve karasineklerle Covid-19’un bulaştığının şu ana kadar gösterilmediğinin altını çizen Okyay, “Covid-19 ile ilgili ana korunma unsurumuz her zaman söylediğimiz gibi damlacık enfeksiyonuna yönelik önlemlerdir. Bunun için mutlaka gerekli olan el hijyenini sağlamalıyız, el yıkama ve el antiseptiği uygulama gibi. Sosyal mesafemizi korumaya çalışmalıyız ve de mutlaka maske takmalıyız” uyarısında bulundu.

GÜNDEM

KOVİD-19 AŞISININ KASIM-ARALIK AYLARINDA ÇIKMASI ÖNGÖRÜLÜYOR

İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tükek, “Kasım-aralık aylarında aşının çıkacağını öngörüyorum. Kasım-aralık, en geç Ocak 2021’de aşılama biter diye düşünüyorum.” dedi.

Tükek, yeni tip koronavirüs salgını için geliştirilen aşı çalışmaları hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

İlk etapta Almanya’nın geliştirdiği aşıyı deneyeceklerini ancak Türkiye’deki hasta sayısının az olması nedeniyle bir süre ertelediklerini söyledi. Bu çalışmaların yapılması için vaka sayısının çok olması gerektiğini belirten Tükek, “Hastalık görülsün insanlarda ve aşının değerli olup olmadığı insanlarda test edilebilsin. Çin ve Rusya’yla görüşmeler var. Çin’den gelen aşının denemeleri başladı. Türkiye’de herhalde 17 merkez bu çalışmaları yapacak. Bu çalışmaların içinde biz de varız. Gönüllüler yavaş yavaş tespit ediliyor.” diye konuştu.

“Kasım-Aralık aylarında Kovid-19 aşısının çıkacağını öngörüyorum” diyen Tükek, “Bunu ilk söyleyenlerden biriyim. Bütün ülkeler kasım ayında birleşti. Herkes yarışıyor kasım ayına yetiştirmek için çünkü artık ülkelerin de tahammülü kalmadı. Bir an önce kurtulmak istiyorlar. Büyük bir yük gerçekten hem ekonomi hem de sağlık sistemi üzerine. Dolayısıyla bundan kurtulmanın yolu aşı gibi gözüküyor. Kasım-aralık, en geç Ocak 2021’de aşılama biter diye düşünüyorum. Kısa vadede aşının beklentisi çok yüksek.” dedi.

“AĞIR GEÇİRENLERİN TAMAMEN DÜZELMEDİKLERİNİ GÖZLEMLİYORUZ”

Tükek, İstanbul Tıp Fakültesi’nde Kovid-19 Hastaları İzlem Merkezi açtıklarını hatırlatarak, şunları anlattı:

“Çalışmalar makale haline dönüştürüldü ve yayımlanmak üzere bir dergiye gönderildi. Ağır Kovid-19 geçiren kişilerin tamamen düzelmedikleri ve belli sıkıntılarla yaşantılarına devam ettiklerini gözlemliyoruz. Bu, yeni tecrübe ettiğimiz bir şey. Böyle bir pandemiyle 100 yılda bir karşılaşıyoruz. Süreç bittikten sonra hastalığı yaşamış insanların sağaltımı, sonraki dönemde sağlık sorunlarıyla mücadele edeceğiz gibi gözüküyor. Bunların bir kısmı tamamen düzeliyor, hiçbir sorunu olmadan atlatıyor. Bunlar nihayetinde hafif geçirenler. Ama ağır pnömoni geçirenler gerçekten belli başlı sorunlar yaşayacak gibi görünüyor. Şu an için erken, daha 6 aylık bir tecrübemiz var. Biraz daha zaman geçmesi gerekiyor. Ancak görünen o ki biraz sorun yaşayacak o insanlar.”

“YAPMAMIZ GEREKEN AŞI ÇALIŞMALARI BİTENE KADAR TEDBİRLERE UYMAK”

Dünyada milyonlarca insanın yeni tip koronavirüse yakalandığını ancak enfeksiyonu yeniden geçiren 1-2 vaka olduğunun iddia edildiğini aktaran Tükek, şu görüşleri dile getirdi:

“Bu nedenle tekrar geçirme ihtimali aslında yok. Onlar da spekülatif. Teorik olarak baktığımız zaman her enfeksiyonun tekrar geçirilme ihtimali var, ama milyonda ama 10 milyonda 1. Aynı şey burada da geçerli. Şu ana kadar geçiren milyonlarca insan var ve onların hiçbirinde böyle bir sonuç yok. Sadece 1 vaka o da çok inandırıcı değil. Bence daha geçirme ihtimali düşük. Bu sezon için söylüyorum. İleride virüs mutasyona uğrar ve tekrar geçirirse o ayrı. Aynı virüsle tekrar enfeksiyon geçirdiğini iddia etmemiz zor.”

(AA/FG)

Continue Reading

DÜNYA

“KORONAVİRÜS İNSAN YAPIMI” DİYEN VİROLOG İDDİASINI KANITLADI

Koronavirüsü inceleyen ilk bilim insanlarından olan ve virüsün insan yapımı olduğunu söyledikten sonra ABD’ye kaçan Çinli virolog Dr. Li-Meng Yan, “Bilim adamı ekibimle ilk raporumu hazırladım ve çok yakında dünya ile paylaşacağız” demişti. Dr. Li Meng Yan, Shu Kang, Jie Guan ve Shanchang Hu’un konuya ilişkin merakla beklenen raporu yayınlayarak iddiasını kanıtladı. Raporda, virüs geninin olağanüstü özellikleri sebebiyle laboratuvarda oluşturulduğu bilgisi yer aldı. Ayrıca virüsün yarasa ve pangolin ile bağlantılı olduğuna yönelik ortaya çıkan yayınların ise şüpheli ve muhtemelen sahtekarlık olduğuna yer verildi.

“LABORATUVARDA YAPILDI”

Koronavirüsün geninin incelendiği raporda, virüs geninin olağan dışı özelliklere sahip olduğu ve bu durumun doğal evrimden çok, virüsün sofistike laboratuvar modifikasyonuyla yapıldığını gösterdiği öne sürüldü.

“DOĞADA ORTAYA ÇIKAMAYACAK ÖZELLİKTE”
'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı

Doğal köken teorisinin yaygın olduğu ancak önemli bir destekten yoksun olduğunun belirtildiği raporda, koronavirüsün hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik bir virüsle tutarsız biyolojik özellikler yansıttığı belirtildi. Raporda, başak proteinlerin koronavirüs parçacıklarının dışını süslediği, konakçı hücre reseptörleri ile etkileşime aracılık ettikleri ve böylece konakçı aralığını belirlemeye yardımcı oldukları için enfeksiyonda önemli bir rol oynadıkları belirtilirken koronavirüsteki reseptör bağlayıcı motifin doğadan ortaya çıkamayacağı ve genetik mühendisliği ile yaratılmış olması gerektiği belirtildi.

“HALKI ALDATMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMAYACAK”

Virüsün yarasa ve pangolin ile bağlantılı olduğuna yönelik ortaya çıkan yayınların son derece şüpheli ve muhtemelen sahtekarlık olduğunun belirtildiği raporda, bu uydurmaların halkı aldatmaktan başka bir şeye yaramayacağı ve bilimsel topluluk ile vatandaşları koronavirüsün gerçek kimliğini öğrenmekten mahrum bırakacağı ifade edildi.

'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı
EK RAPORLAR DA YAYINLANACAK

Ek raporların kısa süre içinde yayınlanacağı belirtilirken koronavirüsün bir laboratuvarda geliştirildiği ve işlev kazanım araştırması ürünü olduğunu belirtildi. Raporda Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün (WIV) onlarca yıldır koronavirüsü gözetim çalışmaları yürüttüğü, dünyanın en büyük koronavirüs koleksiyonuna sahip olduğu vurgulanırken “Açıkça görülüyor ki, WIV ve diğer ilgili laboratuvarların bu tür Spike/ RBM mühendisliği ve kazanç işlevlerini gerçekleştirmesi ve başarması için teknik engel mevcut değildir” ifadeleri kullanıldı.

'Koronavirüs insan yapımı' diyen Çinli Virolog beklenen raporu yayınladı: Virüs laboratuvarda yapıldı
“DOĞANIN EŞİT DERECE BİR VİRÜS YARATMASI NADİRDİR”

Raporda ayrıca şu ifadeler kullanıldı: Doğal rekombinasyon olayı SARSCoV-2’nin ortaya çıkmasından sorumluysa, ZC45/ ZXC21 benzeri virüs ve SARS benzeri bir RBM içeren bir koronavirüs, S1/nadir bir rekombinasyon şekli olan RBM. Dahası, SARS insanlık tarihinde yalnızca bir kez meydana geldiğinden, doğanın SARS’a bu kadar akıllı bir şekilde benzeyen bir virüs üretmesi en azından eşit derecede nadir olacaktır. Bu benzersiz SARS benzeri koronavirüsün ZC45/ ZXC21 benzeri ata virüs ile aynı hücrede bulunma ve iki virüsün “RBM-takas” tarzında yeniden birleşme olasılığı son derece düşüktür”

Continue Reading

DÜNYA

DÜNYA GENELİNDE VAKA SAYISI 25 MİLYONU AŞTI

Kovid-19 verilerinin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre, virüse yakalananların sayısı 25 milyon 5 bin 518’e ulaştı.Vakaların en fazla görüldüğü ABD’de 6 milyon 106 bin 686 kişi Kovid-19’a yakalandı. ABD’nin ardından en fazla vaka görülen ilk 10 ülke sırasıyla, Brezilya (3 milyon 812 bin 605), Hindistan (3 milyon 508 bin 95), Rusya (985 bin 346), Peru (629 bin 961), Güney Afrika (620 bin 132), Kolombiya (590 bin 520), Meksika (585 bin 738), İspanya (455 bin 621), Şili (405 bin 972) ve Arjantin (392 bin 9) oldu.
Türkiye’de vaka sayısı 265 bin 515’e ulaştı.

ÖLÜ SAYISI 842 BİNİ AŞTI

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan Kovid-19, 200’den fazla ülke ve bölgeye yayıldı. Dünya genelinde Kovid-19 salgını nedeniyle 842 bin 919 kişi hayatını kaybetti. Kovid-19’a yakalanan 17 milyon 374 bin 764 kişi iyileşti, halen tedavisi süren 6 milyon 787 bin 788 aktif vaka bulunuyor.

Continue Reading
Advertisement

GÜNDEM